(6762 S. K. m. 767) (818 S. K. m. 53)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada; Kavak Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09/12/2010 tarih ve 2003/238-2010/276 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili, davalı K.......İnş. Ltd. Şti. vekili ve davalı C. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/09/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı........ Sigorta A.Ş vekili Av. C. T. Ö. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi D.D.B. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilinin 23/09/2003 günü eşi Türkan ile birlikte davalı K......İnş. Ltd. Şti'ne ait ve sürücüsü davalı O. olan otobüs ile yolculukları sırasında Kavak ilçesinde durmakta iken diğer davalı C.'in sevk ve idaresindeki TIR'in arkadan çarpması sonucu müvekkili Ü.'in ağır yaralanmasına neden olduğunu, bu yaralanma nedeniyle 7 ameliyat geçirdiğini, sol bacağını kaybettiğini, sağ bacağından 4 ameliyat yapıldığını, berber olarak çalışırken işini bu nedenle kaybettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin dava haklarının saklı kalması kaydı ile Ü. için şimdilik 7.000.-TL tedavi gideri, 500.-TL iş kaybı, 500.-TL işgücü kaybı olmak üzere 8,000.-TL maddi tazminat ile 50.000.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, yine fazlaya ilişkin dava haklan saklı kalmak kaydı ile eşi Türkan'ın hastanede ve yaşam içerisinde çekmiş olduğu elem ve ızdıraplar için 20.000.-TL, anne ve babası ile kardeşlerinin çekmiş olduğu elem ve üzüntü nedeniyle anne Türkan için 5.000.-TL, baba M. için 5.000.-TL, kardeşleri N. için 5.000.-TL, Ü. için 5.000.-TL olmak üzere toplam 40.000.-TL'nın kaza tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı K.......nş. Ltd. Şti vekili, müvekkili şirkete ait otobüsün Kavak ilçesinde terminale geldiğinde yolun sağ tarafında bulunan cebe sinyalini yakarak durduğunu, yolun boş olduğunu ancak arkadan gelen C.'e ait TIR'ın çarpması sonucu kazanın meydana geldiğini, müvekkili şirketin kusurlu olmadığını, davacıların maddi tazminatlarının koltuk sigortasından ödendiğini, istenen maddi ve manevi tazminatların fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı C. vekili, müvekkilinin normal seyir halinde iken diğer davalı otobüs şoförü O.'ın sinyal vermeden yolu kapatarak terminalden yolcu aldığı sırada müvekkilinin otobüse yaklaştığını, sol şeritte başka aracın kendisini sollaması nedeniyle sol seride geçemediğini durmak istediğini ancak dorsenin kayarak otobüse vurduğunu, müvekkilinin kusursuz olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı............Türk Sigorta Şirketi vekili, dava konusu kazaya karıştığı iddia edilen aracın müvekkil şirket tarafından sigorta edildiğini, belirlenen gerçek zarar sınırlı kalmak kaydı ile tazminat taleplerinde şahıs başına 30.000.-TL poliçe limiti ile sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı........Sigorta A.Ş. vekili, müvekkilinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olduğunu, poliçe limitinin kaza başına 30.000.-TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat sorumluluklarının olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı Ü.'in 23/09/2003 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle % 63 oranında iş ve güç kaybına uğradığı, davalılardan K.......İnş. Ltd. Şti.'nin maliki bulunduğu 34 XX XX11 plakalı aracın.......Sigorta tarafından Zorunlu Trafik Sigortası ile sigortalandığı ve O.'ın % 25 oranında kusurlu olduğu, 19 XX XX7 plakalı aracın........Sigorta A.Ş. tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalandığı sürücü C.'in % 75 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı Ü. için 8.000.-TL maddi tazminatın kusur oranına göre 2.000.-TLnın davalı sigorta şirketi ........ Sigorta'dan dava tarihinden itibaren, diğer davalılar O., K........inşaat Ltd. Şti.'den olay tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketi bakımından poliçe limiti ile sınırlı kalmak koşuluyla) alınarak davacıya verilmesine, davacının ıslah talebinin zamanaşımından reddine, kusur oranına göre 6.000.-TLnın davalı C.'den olay tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, davacının ıslah talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı....... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacı Ü. için 30.000.-TL, Türkan için 15.000.-TL (eşi), Türkan için 2.500.-TL (anne), M. için 2.500.-TL, Ü. için 2.000.-TL, N. için 2.000.-TL'den olmak üzere toplam 54.000.-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili, davalı K.......İnş. Ltd. Şti. vekili ve davalı C. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıda (2) ve (3) no'lu bentlerde açıklanan nedenler dışındaki davalı C. vekilinin ise aşağıda (4) no'lu bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı olduğu araçların neden oldukları kaza sonucu davacı Ü.'in yaralanması nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira, davacı Ü.'in içinde bulunduğu otobüsün maliki K......İnş. Ltd. arasında yolcu taşıma sözleşmesi vardır. Yolcu taşıma sözleşmelerinden kaynaklanan ölüm veya cizmani zarara ilişkin davalar, TTK'nun 767/5'inci maddesi yollaması ile BK'nun 125. maddesi gereğince on yıllık zamanaşımına tabidir. Dava konusu trafik kazası 23.09.2003 tarihinde meydana gelmiş, işbu davada ıslah ise 08.07.2010 tarihinde yapılmıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, ıslah edilen miktara yönelik zamanaşımı definin yerinde bulunmadığı nazara alınarak davacı iddiaları ile davalı tarafın diğer savunmalarının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ıslah edilen miktar bakımından davanın zamanaşımı yönünden reddi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir. Yine, diğer araç yönünden (TIR) ise, 765 sayılı TCK'nun yürürlük zamanında meydana gelen olayda ceza davası sonuçlanıncaya kadar davacıların davaya müdahil olup tazminat istemeleri mümkün olduğundan uzamış ceza zamanaşımı süresine kadar işbu dava için tazminat talebinde bulunmak mümkün olup, diğer araç ilgilileri yönünden de ıslah edilen miktar yönünden uzamış ceza zamanaşımı dikkate alınarak zamanaşımı definin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Kabule göre de, dava dilekçesinde davalıların tazminat miktarından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları talep edildiği dikkate alınmaksızın yazılı şekilde kusur oranlarına göre ayrı ayrı sorumluluğa karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4- Davalı K......İnş. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dosya kapsamından davalı sürücüler hakkında Kavak Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2003/134,-2007/183 sayılı dosyasında ceza davası açıldığı ve otobüs sürücüsü O.'ın olayda kusursuz olduğuna dair Adli Tıp Kurumu Trafik ihtisas Dairesi'nin 30.04.2007 tarihli raporu dikkate alınarak beraat kararı verildiği, dosyanın temyiz aşamasında olduğu anlaşılmaktadır. Tazminat davalarında delillerin değerlendirilmesi hakime aittir. 818 sayılı Borçlar Kanunu 53. madde hükmüne göre hukuk hakimi kusurun varlığına karar verebilmek için Ceza Hukukunun mes'uliyeti dair hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin gibi hususlarda da ceza mahkemesi kararı ile de bağlı olmayıp, ancak, her mahkumiyet kararı o fiilin hukuka aykırılığını tespit etmesi bakımından hukuk hakimini bağlayıcı vasıftadır. Bu itibarla mahkemece anılan hüküm dikkate alınmaksızın ve bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş kararın K.........İnş. Ltd. Şti. yararına bozulması gerekmiştir.
5- Bozma sebep ve şekline göre davalı C. vekilinin ücreti vekalete yönelik ve davalı K.........İnş. Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı C. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) no'lu bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, (4) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı K.........İnş. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı K.........İnş. Ltd. Şti. yararına BOZULMASINA, (5) no'lu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davalı C. vekilinin ücreti vekalete yönelik ve davalı K.........İnş. Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy