(556 S. KHK. m. 61)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05/12/2014 tarih ve 2014/116-2014/244 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Adem Gönül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili adına tescilli "Aygaz" ibareli tanınmış seri markaların bulunduğunu, aynı ibarenin müvekkilinin ticaret unvanını da oluşturduğunu, davalının "AYGAZ" kelimesini ticaret unvanında kullandığı gibi müvekkilinin markasını içerecek şekilde 2010/40300 sayılı "ASTURKAY GAZ+şekil" markasını kötüniyetle tescil ettirdiğini, davalının bu yolla müvekkilinin tanınmışlığından yararlanmaya çalışıp marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiğini ileri sürerek davalının ticaret unvanından "Aygaz" ibaresinin çıkarılmasını, 2010/40300 sayılı "ASTURKAY GAZ+şekil" markasının hükümsüzlüğünü, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü istenilen 2010/40300 nolu markanın önüne "ASTURK" ibaresi getirilerek "AYGAZ" markasının aynen alındığı, önüne gelen ekin markalar arası benzerliği ve karıştırmayı önleme gücüne sahip olmadığı, tüketicinin markayı davacı markalarının serisi veya yeni bir versiyonu olarak algılayacağı, ticari unvandaki kullanımın da aynı gerekçe ile iltibas oluşturduğu, davalının terkine kadar marka ve ticari unvanını kullanma hakkının bulunduğu gerekçesiyle davalı adına tescilli 2010/40300 nolu markanın hükümsüzlüğüne, davalının ticaret unvanından "AYGAZ" ibaresinin çıkarılmasına, ilan talebinin ve marka ile ticari ünvanının kullanılmasının önlenmesine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili dava dilekçesinin talep kısmında "öncelikle müvekkiline ait "AYGAZ" markası ile bu markayı ihtiva eden "TÜRKAYGAZ" ibaresinin ve "ASTURKAY GAZ" markasının kullanımının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini" talep etmiştir. Davacının bu istemi bir tedbir mahiyetinde olup, buna göre değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece, bu yöndeki tedbir istemi esas hakkında terkine kadar marka ve ticaret unvanının kullanılabileceği gerekçesiyle hüküm fıkrasında "markanın ve ticari unvanın kullanılmasının önlenmesine ilişkin talebin reddine" dair karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu yönden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14.09.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy