(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Nazilli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11/12/2014 tarih ve 2005/1520-2014/991 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı M. K. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Esra Can tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkillerinin 2003 yılı hac sezonunda çekilen kurada isimlerinin çıkmadığını, bunun üzerine davalıların O. Turizm olarak kendilerine ayrılan kontejan ile müvekkillerini hacca götürmeyi vaadettiklerini, para ve evrak aldıklarını, davacıların dolandırıldıklarını bilmeden 1.800 ABD doları davalı M. K.'ya, 1.500 ABD dolarını şirket yetkilisi davalılara teslim ettiklerini, ancak hacca gidemediklerini, davalılar hakkında Nazilli Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda ve şikayette bulunulduğunu ileri sürerek verdikleri paranın iadesi için yaptıkları icra takibine davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile davalıların haksız ve kötü niyetli oldukları göz önüne alınarak %40'tan aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı M. K.; davacının iddialarının haksız olduğunu, O. Turizm şirketiyle ilgisi olmadığını, sadece davacıların ricası üzerine şirkete iletmek üzere aracı olarak emaneten verdikleri parayı aldığını ve güven vermek için de makbuz verdiğini, aldığı parayı da şirket yetkilisi A. Z.'e verdiğini, ceza davalarından da beraat ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacılardan hacca götürülmeleri vaadiyle para alındığı, hacca götürülmedikleri gibi alınan paraların da iade edilmediği, M. U.'ın şirkette genel müdür olduğu, davalı M. K.'nın şirket ortağı olmadığı ancak parayı alıp karşılığında şirket kaşeli makbuz verdiği, bu itibarla yapılan takibin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline, Nazilli 2. İcra Müdürlüğü'nün 2005/655 sayılı takibin devamına, takip üzerinden %40'ı oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı M. K. vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıların davalılara verdikleri paranın karşılığında alamadığı hizmet nedeniyle yaptığı ödemelerin iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmiştir.
Davacılar, A. Z.'in yetkilisi olduğu O. Turizm...Ltd. Şti.nin kontenjanıyla hacca götürülecekleri vaadiyle A. Z.'e ve M. K.'ya ödemeler yaptığını, bunun karşılığında makbuz aldıklarını, ancak hacca götürülmediklerini ileri sürmektedir. Dosya kapsamına göre; davacıların davalı M. K.'ya 1.800 USD ödeme yaptıkları sabit olup uyuşmazlık konusu olmadığı, ancak, davalı M. K.'nın O. Turizm...Ltd. Şti.nin ortağı ya da yetkilisi olmadığı halde bu parayı hangi sıfatla aldığı ve adı geçen davalının hangi hukuki gerekçelerle sorumlu tutulduğu konusunda mahkemece bir değerlendirme yapılmadığı, kaldı ki davalının sorumluluğu söz konusu olacaksa dahi davacılar tarafından davalıya sadece 1.800 USD ödeme yapılmış olduğundan davalı M. K.'nın ancak bununla sorumlu tutulabileceği gözetilmeksizin, davalı M. K. yönünden eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı M. K. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy