MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 22/06/2018 tarih ve 2018/264-2018/183 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.03.2020 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...'ın rol aldığı 36 adet sinema filminin, sinema gösterimleri dışında davalı tarafından çeşitli televizyon kanallarına satıldığını, bu filmlerin çok defa televizyonda yayınlandığını, ayrıca filmlerin CD, DVD gibi ortamlarda satıldığı gibi internet üzerinden de ücret karşılığı izletildiğini, davalının, söz konusu filmlerin sinema gösterimi dışında satışını yapmasının hukuka aykırı olduğunu, bugüne kadar davalının, davacıların haklarını ödemediğini ileri sürerek, FSEK'in 68. maddesi uyarınca TV satışlarından dolayı 20.000 TL'nin, diğer ortamlardaki satışlardan dolayı 10.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 25.02.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile TV satışlarından dolayı olan talebini 856.479,54 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, söz konusu filmlerin tamamının 1995 yılından önce çekildiğini, dolayısıyla 4110 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeden yararlanamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisi icracı sanatçının komşu hak sahipliğinden doğan bir hak talebinin bulunmadığı, hakların bedel karşılığında sözleşme ile yapımcıya devredildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak, davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 05/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy