(6100 S. K. m. 353) (556 S. KHK. m. 8)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/10/2017 tarih ve 2016/34 E- 2017/294 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 22/02/2019 tarih ve 2018/778 E- 2019/189 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı gerçek kişinin "BENGO" ibaresinin tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğunu, müvekkilince 174119 sayılı “GO AC ÖZDEMİR COMPANY+şekil” ve 2002/21178 sayılı “GO GO LOGISTICS GLOBAL OPERATIONS LOCAL SOLUTIONS+şekil" ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira müvekkilin önceki tarihli markaları ile dava konusu başvuru arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğunu, müvekkili markalarının esas unsuru olan "GO" ibaresinin dava konusu başvuruda aynen kullanıldığını, bir işaret herhangi bir sebeple müşteri gözünde başka bir marka ile bağlantısı varmış intibaı yaratarak onu çağrıştırıyorsa ve bu yüzden müşterinin mal ve hizmetleri bağlantılandırması tehlikesi varsa bile benzerliğin kabul edilmesinin gerektiğini, müvekkilinin ticaret unvanının “GO” ibaresini haiz olmasının önceye dayalı hak sahipliğini kanıtlar nitelikte olduğunu, öte yandan müvekkili markalarının tanınmış marka statüsünde bulunduklarını, tanınmış bir markanın farklı mal ya da hizmet sınıfları için dahi tescilinin mümkün olmadığını, başvurunun kötüniyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2015-M-10553 sayılı kararının iptaline, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava konusu 2014/60671 sayılı "BENGO" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunmadığı, aynı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının da oluşmadığı, iptali istenen YİDK kararının isabetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)