MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 29/11/2018 tarih ve 2014/408 E. - 2018/325 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 10/05/2019 tarih ve 2019/566 E- 2019/613 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ve kardeşleri olan diğer şirket ortakları arasında şirket işlemleri ile ilgili husumet oluştuğunu ve ticari hayat içinde birlikte hareket etmelerinin olanaksız hale geldiğini belirterek, 1 Ocak 2007 tarihinden itibaren ödenmeyen kâr paylarının hesaplanarak, bankalararası uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, davalı şirketin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesine, şirketin tasfiyesi talebinin kabul edilmemesi halinde, müvekkilinin %16 hissesinin karşılığında, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, şimdilik tahmini bir değer olarak 800.000,00 TL olarak hesapladıkları bedelin tasfiye ile birlikte şirket malvarlığından karşılanarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı ortağın payının dava tarihine en yakın gerçek değerinin ödenmesi suretiyle şirketten çıkarılmasının, tarafların menfaatine olacağı ancak davacının kâr payı talebinin ise şirket genel kurulunca kâr payı dağıtılmasına ilişkin alınmış bir karar bulunmadığından haklı olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle, davacının davalı şirket ortaklığından çıkartılmasına, 2.512.003,03 TL ayrılma payının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının kâr payına ilişkin talebinin ve fesih ve tasfiyeye ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy