MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 24/09/2018 tarih ve 2016/10-2018/439 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1989-1991 yıllarında Van 21. Jandarma Seyyar Tugay Komutanlığı emrinde çalıştığını, muhtelif yerlerde çalıştıktan sonra Ankara Jandarma Okullar Komutanlığına tayin olduğunu, OHAL tazminatı için bankaya başvuru yaptığını, 14.679.177 TL'nin kendisine ödenmek üzere Emlak Bankası ...Şubesi'ne gönderildiğinin öğrenildiğini, ancak Ziraat Bankası ...Şubesine yaptığı başvuruda OHAL tazminatı ile ilgili bir kayda rastlanmadığının bildirildiğini, Emlak Bankasının tüm hak ve borçları ile birlikte davalıya devredildiğini ileri sürerek müvekkilinin OHAL tazminatı tutarının 30.12.1992 tarihi itibariyle belirlenmesini, belirlenenecek tutara 30.12.1992-1993 tarihleri arasında reeskont faizi uygulanıp bulunacak faizin anaparaya eklenmesini, bu şekilde 1993 yılından 2011 yılına kadar reeskont faizi hesaplanarak ve yıl sonlarında ana paraya eklenmek suretiyle 03.12.2011 tarihi itibariyle bulunacak tutara bu tarihten itibaren reeskont faizi eklenip dava tarihi itibariyle miktarının belirlenmesini, şimdilik 8.000 TL'nin ticari reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 28.04.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 9.642,37 TL'sına çıkarmıştır.
Davalı vekili, davanın kısmi dava olarak ikame edilemeyeceğini, müvekkili bankanın T.Emlak Bankası A.Ş.'nin külli halefi olmadığını, 3920 sayılı Yasa uyarınca 31.12.1994 tarihine kadar bankaya müracaat halinde nema ve anaparanın iadesinin öngörüldüğünü, kalan ve talep edilmeyen bakiyelerin Hazineye devrinin düzenlendiğini, OHAL tazminatı ödemelerinin bireysel değil, kurum talimatı ile yetkilendirilen mutemede yapıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece, hesabın vadesiz mevduat hesabı olduğu ve bu doğrultuda aldırılan 02/10/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda, davacının hesabına yatırılmış 14,67 TL'nin mevduat hesaplarına uygulanan vadesiz faiz oranı üzerinden faiz hesaplaması ile davacının hak ettiği toplam alacağının 24,12 TL olduğu belirlendiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüyle 24,12 TL alacağın davalı taraftan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin ve birleşen davadaki bakiye miktarın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 64,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, 24/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy