MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Tüketici Mahkemesince verilen 05/02/2019-24/04/2019 tarih ve 2018/341-2019/70 sayılı asıl ve ek kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı ve fer'i müdahiller vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin Yurtbank A.Ş. ... Şubesine, 19/07/1999 tarihinde, 3.000,00 TL, 20/09/1999 tarihinde 503,00 TL ve 23/11/1999 tarihinde 900,00 TL mevduatını vadeli olarak yatırdığını, bankaya el konulmasından sonra mevduatın Yurtbank Off Shore Ltd. adlı banka hesabına aktarılmış ve off-shore mevduatlarının sigorta kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle ödenmediğini, Yurtbank A.Ş'nin, Yurtbank Off Shore Ltd. adlı paravan kıyı bankasını kurarak ve iki bankanın tek elden yönetimi sağlanarak, suç işleme amacına yönelik olarak planlı ve kasıtlı işbirliği içinde, mevduat sahiplerinin ve müvekkilinin dolandırıldığını ve zarara uğratıldığını, zararın oluşmasına banka yönetiminin sebep olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 3.000,00 TL’nin 19/07/1999, 503,00 TL’nin 20/09/1999, 900,00 TL’nin 22/11/1999 tarihinden itibaren, 3095 sayılı Yasa’nın 2/2 m. gereğince değişen oranlarda avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve fer'i müdahiller vekilleri, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 4.403,00 TL’nin 22/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı karşı, davalı ve fer'i müdahiller vekilleri tarafından temyize başvurulmuşsa da mahkemece, 24.04.2019 tarihinde verilen ek kararla, hükmedilen tutarın miktar itibariyle temyizi kabil olmadığından bahisle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili, bu kez ek karara karşı temyiz isteminde bulunmuştur.
1-) Dava, alacağın tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda, mahkemece, davanın kabulü ile 4.403,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı ve feri müdahiller vekillerince yapılan temyiz başvurusu ise mahkemece verilen ek kararla, kararın miktar itibariyle temyizi kabil olmadığından bahisle reddedilmiştir. Ancak 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi 2. fıkrası “Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.” hükmünü haizdir. Huzurdaki dava, Asliye Ticaret Mahkemesine hitaben açılmış, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemenin 02.12.2015 tarih, 2014/1547 Esas- 2017/5202 Karar sayılı ilamıyla davanın kabulüne dair verilen karar, davalı ve feri müdahiller vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizin 10.10.2017 tarih, 2016/2999 Esas- 2017/5202 Karar sayılı ilamıyla, somut uyuşmazlık bakımından tüketici mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak görevsizlik kararı verilmiş, görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği tüketici mahkemesince de temyize konu karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince 05.02.2019 tarihinde verilen karar her ne kadar bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçtikten sonra verilmişse de, yukarıda da izah edildiği üzere dosya daha önceden Yargıtay incelemesinden geçtiğinden yukarıda zikredilen yasa hükmüne göre, karar hakkında 1086 sayılı HUMK’nın temyize ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Somut olay bakımından uygulanması gereken HUMK'nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre ise, miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi olan 05.02.2019 tarihi itibariyle 3.200,00 TL'dir. Bu itibarla, mahkemece davalı aleyhine hükmedilen tutar temyiz sınırının üstünde kalıp, temyizi kabil olduğundan, temyiz isteminin miktar bakımından reddine dair ek kararın kaldırılarak, ek karara karşı temyiz isteminde bulunan davalı ve feri müdahil OYAK vekillerinin asıl karara karşı ileri sürdüğü temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2-) Davalı ve feri müdahil OYAK vekillerinin asıl karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ve feri müdahil OYAK vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ve feri müdahil OYAK vekillerinin ek karara ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ve feri müdahil OYAK vekillerinin asıl karara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 02/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy