MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17/10/2018 tarih ve 2018/638-2018/960 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında sigorta protokolü imzalandığını, buna göre ülke ve vasıta ayrımı yapmaksızın müvekkili idare tarafından ithal edilecek emtianın taşımasının sigorta kapsamına alındığını,daha sonra yapılan incelemede davalının Liner hatlı gemiler için de gemi yaş zammı uyguladığının anlaşıldığını, oysa bu gemiler için gemi yaş zammı alınmasının mümkün bulunmadığını, ayrıca taraflar arasındaki protokol hükümlerine aykırı olarak müvekkilinden fazla prim alındığının da bu incelemede tespit edildiğini, bu konularda müvekkili ile davalının mutabık kaldıklarını ve davalının fazla tahsil ettiği primleri iade ettiğini, ancak temerrüde düştüğü tarih ile ödeme tarihleri arasındaki faizi ödemediğini, davalı ... şirketince hatalı bir şekilde hesaplanan primler üzerinden düzenlenen poliçelerin, fiili ithalat esnasında gümrük beyannamelerinde kullanılmasından dolayı müvekkilinin fazladan KDV ve gümrük vergisi ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, hatalı olarak tahakkuk ettirilen gemi yaş zammından kaynaklanan 7.507,99 TL temerrüt faizi ile fazla tahakkuk ettirilen sigorta priminden kaynaklanan 1.013,14 TL temerrüt faizinin avans faizi ile birlikte, fazla prim nedeniyle ödenmesine sebebiyet verilen 45.573,18 TL tutarındaki KDV ve gümrük vergisinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle kendisinden temerrüt faizi istenemeyeceğini, protokol hükümlerine uygun olarak müvekkilinin poliçe tanzim ettiğini, davacının taşımayı yapan gemilerin liner hatlı olduklarını müvekkiline bildirmediğini, bu nedenle de gemi yaş zammı uygulandığını, müvekkilinin kusuru bulunmadığından fazla ödendiği iddia olunan verginin müvekkilinden istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, Gümrük vergisi ve KDV ile ilgili olan 42.172,45 TL bakımından ve temerrüt faizine ilişkin 8.214,34 TL bakımından 14.05.2014 tarihli ilk derece mahkeme kararına karşı davalı vekilinin temyiz talebi reddolunduğu gerekçesiyle, Gümrük vergisi ve KDV ile ilgili olan 42.172,45 TL bakımından karar veriilmesine yer olmadığına, Temerrüt faizine ilişkin 8.214,34 TL bakımından 14.05.2014 tarihli ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin temyiz talebi reddolunduğundan bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy