MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 23/05/2019 tarih ve 2017/748-2019/608 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Etimesgut Devlet Hastanesi tarafından açılan 4 adet Teknomar marka aseptizörün 2013 yılı bakım işi ihalesini kazandığını, davalı şirketin de aynı ihaleye katıldığını ancak kazanamadığını, davalının aseptizör adlı cihazın üretici firması olduğunu, 10/04/2013 tarihinde aseptizörlerin periyodik bakımı bahanesi ile hiçbir yasal yetkisi bulunmamasına rağmen cihazlara müdahale ederek şifrelerini değiştirdiğini ve yeni program yükleyerek süre koyduğunu, bu sürenin dolması ile cihazların kendi kendilerini iptal ederek çalışamaz duruma geldiğini, davalı tarafça her ne kadar Periyodik Bakım Servis Formu düzenlenmiş ise de, bu forma şifrelerin değiştirildiğinin yazılmadığını, cihazların çalışmaması üzerine hastane yetkililerinin durumu müvekkiline bildirmesi ile durumun ortaya çıktığını, cihazlara konulan şifrenin kırdırılarak yeniden program yüklendiğini ve cihazların çalışır hale getirildiğini, ancak bu işlemin yapılabilmesi için müvekkili tarafından 8.260,00 TL ödendiğini ileri sürerek, anılan bedelin 10/07/2013 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kendi başına hiçbir şekilde cihazlara müdahale etmediğini, hastaneden gelen talep üzerine hastane personelinin huzurunda gerekli işlemin yapılarak tutanak tanzim edildiğini, periyodik bakım sonrası ürün üzerindeki sorumlulukları sebebi ile 10/04/2013 tarihinde yeniden cihazın teknik personeli tarafından ziyaretinin yapıldığını, yine kurum personeli eşliğinde yapılan işlem sırasında herhangi bir parça değişimi ya da yasa dışı bir değişiklik yapılmadığını, davacının iddialarını ispat etmesi gerektiğini, ihaleye göre davacının 2013 yılında bakım yapacağı ayların Mart- Temmuz ve Kasım ayları olarak gösterildiği oysa, müvekkilinin 19/02/2013 tarihinde bakım için çağrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı ile dava dışı hastahane arasında yapılan sözleşme içeriği ve olayın oluş şekli gözetildiğinde, davacının davaya konu zararı aradaki sözleşme ilişkisinden kaynaklı olarak dava dışı hastahaneden tahsil etme imkanı bulunmadığı, davacının dava dışı hastahane tarafından açılan ihaleyi kazanarak, hastahane bünyesinde bulunan 4 adet teknomar marka aseptizörün 2013 yılı periyodik bakımının yapılması ve hepa filtrelerinin değişimi işini üstlendiği, sözleşmenin 21.03.2013 tarihinde imzalandığı, şartnameye göre, davacının bu tarihten 2013 yılının sonuna kadar üstelendiği işi yerine getireceği, tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere davalı şirket elemanlarınca dava dışı hastahane yönetimince bu yönde talep olmaksızın cihazlara müdahale edildiği, zira hastahane yöneticisi tarafından imza edilmiş 30/07/2013 tarihli davalıya hitaben yazıda cihazların 2013 yılında garanti sürelerinin dolduğu, 2013 yılı bakımlarının davacı firma tarafından üstlenildiği belirtilerek bakım anlaşması olmaksızın hangi yetki ve sorumluluğa istinaden faal haldeki cihazlara müdahale edildiği konusunda bilgi talep edildiği, dolayısıyla davalı şirket elemanının işlem yaptığı tarih itibariyle cihazların bakımının davacı tarafa ait olduğu, davacının cihaza konulan bu şifreyi kırdırmak ve cihazları yeniden çalışır hale getirmek için masraf yaptığı, buna dair tutanakların ve faturanın dosyaya ibraz edildiği, davacı tarafın bu işlem için ödediği bedelin yapılan işle uyumlu olduğunun dosyamızda bozmadan önce aldırılan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davalının söz konusu zarardan haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 8.260,00 TL'nin 10/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 423,18 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 02/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy