MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16/11/2017 tarih ve 2015/864 E.-2017/810 K. sayılı kararın Taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 25/09/2018 tarih ve 2018/118- 2018/855 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Tuana Bitkisel Ür. Ltd. Şti. vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
7035 sayılı Kanun'un, 05.08.2017 tarihinde yürürlüğe giren 31. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’nın 361. maddesi hükmüyle, Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerince verilen temyizi kabil kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz kanun yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir. 7035 sayılı Kanun'un geçici 1.maddesi hükmüyle, 6100 sayılı Kanunun 361. maddesinde temyiz sürelerine ilişkin olarak yapılan değişikliklerin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanacağı hüküm altına alınmış, anılan Kanun'un 34.maddesi hükmünde ise kanun hükümlerinin yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenleme altına alınmış ve 05.08.2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Bu durumda, temyizen incelenmesi istenilen 25.09.2018 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz kanun yoluna başvurulması gerekmektedir.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davalı Tuana Bitkisel Ür. Ltd.Şti.’ne usulüne uygun olarak 17.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği, anılan davalının kararı 2 haftalık yasal süre geçtikten sonra 31.05.2019 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda 6100 sayılı HMK’nın 366. maddesinin yaptığı yollamayla somut olaya uygulanması gereken aynı Kanun'un 346/1. maddesi hükmüne göre, süresinde yapılmayan temyiz istemiyle ilgili olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı Tuana Bitkisel Ür. Ltd.Şti. vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraflar arasında görülen davadan dolayı Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 16/11/2017 gün, 2015/864 E.-2017/810 K. sayılı ilamına karşı davacı vekilince ve davalı Tuana Bitkisel Ür. Ltd.Şti.vekilince yapılan istinaf başvurunun esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nin 2018/118 E.-2018/855 K. sayılı kararına karşı davalı Tuana Bitkisel Ür. Ltd.Şti.vekilince yapılan temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/03/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
2709 sayılı T.C Anayasasının "Hak Arama Hürriyeti" başlıklı 36. Maddesi "Herkes meşru ve vasıta yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir" hükmünü içermektedir.
7201 sayılı Tebligat Yasasının 35/1 maddesinde "kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimsenin adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza mercine bildirmeye mecbur olduğu, bu takdirde bundan sonraki tebliğlerin yeni adrese yapılacağı, Yasa'nın 35/2 maddesinde "Adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tesbit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve asılma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı, Yasanın 35/3 maddesinde de "Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğlerin muhataba yapılmış sayılacağı" düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta;
Dava dilekçesi mümeyyiz davalı şirkete "Bahçelievler-...-Merkez Mh. Kavak Sk. No ... - İstanbul" adresine usulüne uygun tebliğ edilerek yargılama sürdürülmüş, davalı vekilinin vekaletten istifası üzerine keyfiyetin davalının aynı adresine çıkarılan tebligatların 25.11.2017 ve 13.12.2018 tarihlerinde adreste tanınmadığından bahisle iadesi üzerine istifa keyfiyeti bu kez davalıya "...Mh. ...Sk. No 27/4 ...-İstanbul" adresine Bölge Adliye Mahkemesince Tebligat Yasasının 35/2 maddesi gereğince tebliğ edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı da aynı şekilde davalıya 17.10.2018 tarihinde Tebligat Yasası!nın 35/2 maddesine göre tebliğ edilmiştir.
Sayın Çoğunluk 17.10.2018 tarihinde yapılan tebligatı usulüne uygun kabul ederek temyiz müddetini bu tarihten başlatmıştır.
Oysa mümeyyiz davalıya 17.10.2018 tarihinde T.K. 35/2 maddesine göre yapılan tebligat usulsüzdür.
Zira, mümeyyiz davalıya usulüne uygun tebligat yapılan adres "Bahçelievler-...-Merkez Mh. Kavak Sk. No ... - İstanbul" adresi olup, davalının yeni adresini dosyaya bildirmemesi durumunda T.K. 35/2 maddesi açık hükmüne göre müteakip tebligatların yapılacağı adres aynı adrestir.
Oysa vekilinin istifa keyfiyeti ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının T.K. 35/2 maddesine göre davalıya tebliğ edildiği adres, yasada öngörülen eski adres olmayıp, "... mh. 1... sk. No 27/4...-İstanbul" adresidir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının T.K. 35/2 maddesine göre mümeyyiz davalının eski adresine tebliğ edilmemiş başka bir adrese 17.10.2018 tarihinde T.K. 35/2 maddesine göre tebliğ edilmiş olması nedeniyle tebligat usulsüzdür.
17.10.2018 tarihinde yapılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle temyiz süresinin bu tarihten başlaması yasal olarak mümkün değildir.
Bu tarihten sonra mümeyyiz davalıya başka bir tebligatın yapılmamış olduğu hususu da dikkate alındığında davalı temyizinin süresinde olduğunun kabulü gerekir.
Bu halde mümeyyiz davalı temyizinin esastan incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde usulsüz 17.10.2018 tarihli tebligata hukuki değer izafe ederek temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Full & Egal Universal Law Academy