MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17/04/2019 tarih ve 2015/43-2019/583 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı ... vekili ve davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ...'ın 10.09.2001 tarihinde Toprakbank A.Ş. nezdinde iken önce Bayındırbank A.Ş. sonrada davalı ...Ş.'ye aktarılan 8.000,00 USD meblağlı teminat mektupları nedeniyle blokeli tutulan mevduatına 08.10.2002 tarihinden itibaren, müvekkillerine ait Bayındırbank A.Ş'de iken davalı ...'na aktarılan ortak hesaptaki 31.037,27 USD meblağlı teminat mektupları nedeniyle blokeli tutulan mevduata da 03.06.2002 tarihinden itibaren faiz işletilmediğini, davacıların faiz gelirinden mahrum kaldıklarını ileri sürerek, 5.200,00 USD faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş ıslah dilekçesiyle talebini ...'a ait hesap için 3.029,00 USD’ye tüm davacılara ait ortak hesap için 12.500,00 USD’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkil bankanın, TMSF bünyesindeki fon bankası olup, bankadaki vadeli mevduatların vadelerinin temdit edilmemesi hususunda fonun talimatları neticesinde vadeli mevduatlardaki temditlerin kaldırıldığını, dava konusu mevduatların ... ve dava dışı şirketin kredi riskleri nedeniyle blokeli olduğunu, genel kredi sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca, müvekkili bankanın rehin tutulan bu mevduatlara faiz işletme veya işletmeme hakkının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu hesaplara davacılardan ...’a verilen teminat mektupları nedeniyle bloke konulduğu, kredi sözleşmelerinde hesaba bloke konulması halinde bankanın faiz uygulayıp uygulamama yetkisinin bulunduğu, bilirkişi tarafından yapılan tespitlere göre bloke tarihinden sonra faiz uygulanmadığı için davalının yetkisini faiz işletmeme yönünde kullandığı, bu itibarla davacı ...’ın davasının reddi gerektiği, diğer davacılar için aynı mevduat türü için bankaların uyguladıkları fazi oranlarının ortalamasına göre bu davacıların faiz geliri talep edebileceği gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın reddine, diğer davacılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 4.607,12 USD'nin tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden TL olarak davalıdan alınarak bu davacılara ödenmesine, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ... vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ... vekilinin bütün, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Bankacılık Kanun'un 140. maddesi gereğince davalı banka harçtan muaf olmasına rağmen hükmün 6 numaralı bendinde başvurma harcı ve peşin harcın davalı bankadan tahsiline karar verilmesi hatalı ise de bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın aşağıda yazılı şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm kısmının 6. bendinin karardan çıkarılarak kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ...'dan alınmasına, 02/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy