MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/04/2017 tarih ve 2016/75 E- 2017/50 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 24/06/2019 tarih ve 2017/1377 E- 2019/1019 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket adına tescil edilen 2014/07763 sayılı faydalı modelde yer alan istemlerin 1998, 2011 ve 2012 yıllarında basılmış FSB kataloğu ile dava konusu faydalı modelden önce yapılan patent ve faydalı modellerde de aynen yer aldığını, faydalı modelin yenilik ve ayırt edicilik kriterine haiz olmadığını ileri sürerek, davalı adına tescilli 2014/07763 sayılı faydalı modelin hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili adına tescilli faydalı modelin yenilik ve ayırt edicilik vasfını haiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, faydalı modelin hükümsüzlüğü istemiyle açılan davada işin teknik niteliği gözetilerek konusunda uzman patent vekili ve endüstri uzmanı teknik bilirkişiden oluşturulan bilirkişi kurulundan alınan 23.12.2016 tarihli raporda davacının yenilik bozucu kanıtlarının değerlendirildiği, birebir ayniyet olmadığı gerekçesi ile belgenin yenilik şartına uyduğu sonucuna varmış ise de, itiraz üzerine düzenledikleri ek raporlarında istemler, tarifname ve şekiller esas alınarak yorumlandıktan sonra FSB firmasına ait online 1998/1999/2011/2012 katalogları dikkate alınmak suretiyle tekrar incelendiği, anılan kataloglardaki bilgilere göre çelik bilyelerin cam elyafı ile güçlendirilmiş plastiğe yerleştirilerek, kolların gözle görülür ve duyulur tarzda konumlandırılmasının açıklandığının tespit edildiği, bu katalogların web ortamındaki bilgilerini de inceleyerek, FSB firmasının geliştirdiği "tıkla-dur" mekanizmasında pencere ayarı yapıldığı sırada ses çıkartarak konumuna yerleşen GFR plastik içindeki bir yatak yuvasından bahsedildiğinin belirlendiği, bilirkişi kurulundan alınan ek raporda; dava konusu belgenin FSB kataloğu resim 1 de belirtilen, CN203654885, CN203296476, CN203514963, CA2782091A1 ve DE102011112095A1 nolu dokümanlar içeriğinde bulunan unsurlar karşısında yeni olmadığı sonucuna varıldığı, alınan bu teknik rapor ve dosya kapsamı deliller karşısında faydalı modelin hükümsüzlük şartlarının bulunduğunun anlaşıldığı, dava konusu faydalı model belgesi, başvuru tarihi itibarı ile yeni olmadığından hükümsüzlüğe tabi olduğu, nitekim mahkemede görülen 2016/111-33 karar sayılı dosyada aynı faydalı modelin konu edildiği davada davacı Hoppe.... A.Ş, anılan faydalı modelin yeni olmadığını ileri sürerek Alman patent ofisi kayıtlarında yer alan önceki tarihli belgelere dayanmış olmakla mahkemece 2016/111-33 sayılı dosyasında görevlendirilen teknik bilirkişi kurulu tarafından da işbu faydalı modelin yenilik kriteri taşımadığının tespit edildiği, anılan karar ile 21/08/2014 başvuru tarihli 2014/07663 nolu faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verildiği, dosya kapsamındaki yazılı kanıtlar ve bunların teknik değerlendirilmesine ilişkin bilirkişi raporu ile dava konusu faydalı modelin tescil şartlarını taşımadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davaya konu faydalı modelin hükümsüz kılınmasına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 24/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy