(6100 S. K. m. 353) (556 S. KHK. m. 7)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/03/2018 tarih ve 2017/308 E- 2018/126 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 24/05/2019 tarih ve 2018/1187 E- 2019/626 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 2015/6517 sayılı ".....+şekil" ibareli 30 ve 43. sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunun TPMK MDB’ca 30. sınıf 3,10,13,14 sınıf emtialar bakımından 556 sayılı KHK 7/b gereği re’sen reddedildiğini, kalan emtiaların Markalar Bülteni’nde yayımlanmasına karar verildiğini, yayına davalı şirket tarafından "....." ibareli markalarına dayanılarak itirazda bulunulduğunu, itirazın TPMK MDB’ca kabul edildiğini ve davacı başvurusunun reddedildiğini, red kararına karşı davacı tarafından yapılan itirazın TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, oysa ki başvuru markası ile itiraza mesnet markaların görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenimin tamamen farklı olduğunu, işarette yer alan farklı unsurların ve resmin yeterli ayırt edicilik sağladığını, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını ileri sürerek YİDK'nın 2017/M-6558 sayılı kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili, taraf marka kapsamlarının aynı tür ürün ve hizmetlerden oluştuğunu ve markalar arasında benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraf markalarında asıl ve ayırt edici unsurun "....." ibaresi olduğu, başvuru konusu işaretteki diğer unsurların ve resmin yeterli ayırt edicilik sağlamadığı, redde mesnet markalar ile başvuru konusu işaretin aynı/benzer anlamsal, sescil ve görsel etki bıraktıkları, kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin birbiriyle ilişkili ve aynı türden bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)