MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 12/06/2019 tarih ve 2018/746-2019/650 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili; müvekkilleri ve gerçek kişi davalılar ile dava dışı...ve...'ün ortak oldukları diğer davalı Tek İnşaat Taahhüt Kuyumculuk Nakliyat Hizmet Sanayi Ticaret Ltd. Şti'nin dava dışı Fikri Körs ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında arsa sahibine ek olarak 250.000,00 TL nakit verileceğini belirtilerek, davacıların her birinden 50.000,00 TL istemeleri üzerine, davacıların bu parayı şirkete ödedikleri, daha sonra ortaklıktan ayrıldıklarını, ancak...'e gerçekte 250.000,00 TL'nin ödenmediğini öğrendiklerini, haksız alınan paranın iadesine ilişkin ihtar çekildiğini, ancak ihtarın da sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, sebepsiz zenginleşme nedeniyle her bir davacı lehine 50.000,00 TL'nin, asıl davanın davacısı yönünden son ödeme tarihi olan 23.02.2010 tarihinden itibaren, birleşen dava davacısı yönünden ise ihtarname tarihi olan 09.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davalılar vekili; zamanaşımı ve husumet itirazında bulunarak, faize ve başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, davacıların iddaya konu ödemeleri yapmadıklarını, taşınmaz sahibi...'e ödenmesi kararlaştırılan 250.000,00 TL ek bedelin müvekkilinince ödendiğinin, ödemenin iki adet çek ile yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacıların banka yoluyla davalı şirkete ödemiş oldukları asıl davacı yönünden 50.000 TL'nin birleşen dava yönüden 20.000 TL'nin sermaye koyma borcundan kaynaklanmadığı, dava dışı taşınmaz maliki... ile şirket arasında taşınmazın satın alınması amacıyla düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereğince şirkete yatırıldığı, asıl davada davacı tarafından 50.000 TL, diğer davada davacı ...'ın ise 20.000 TL ödediği, diğer davalılar ... ve ... yönünden ortakların şahsi sorumlulukları bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 50.000,00 TL’nin 16.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı Tek İnş. Ltd Şti'den tahsiline, diğer davalılar ... ve ... yönünden açılan davanın husumet yönünden reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, 20.000 TL alacağın 16.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı Tek İnş. Ltd Şti'den tahsiline, diğer davalılar ... ve ... yönünden davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davacılar vekili ve asıl ve birleşen davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 6102 sayılı TTK’nın 1521. maddesi uyarınca davanın basit yargılama usulüne tabi olmasına ve 6100 sayılı HMK’nın 321/1 maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabi davalarda sözlü yargılama aşamasının bulunmamasına göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.586,28 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davalılardan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 20,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacılardan alınmasına, 24/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy