MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/11/2017 tarih ve 2014/203 E. - 2017/342 K. sayılı kararın davacı vekili ile asıl ve birleşen 2016/105 esas sayılı davada davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 16/05/2019 tarih ve 2018/1142 E- 2019/587 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl ve birleşen davalarda davacı vekili ile asıl ve birleşen 2016/105 esas sayılı davada davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü :
Davacı vekili, asıl davada, müvekkilinin “ANTALYA ...SİNCE 1988” ibareli markanın adına tescili için davalı kuruma 2012/33266 sayısı ile marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Kurumun başvuru markasının 2003/08585 ve 2007/05331 sayılı “EVREN+ŞEKİL” markaları ile aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, markaların aynı ve aynı tür hizmetleri kapsadıkları gerekçesi ile 556 sayılı KHK 7/1-b maddesine dayalı olarak, 2008/26695 sayılı marka açısından ise başvurularının aynı ve aynı tür hizmetleri kapsaması sebebiyle karıştırılma ihtimaline yol açacak derecede benzer oldukları gerekçesi ile 556 sayılı KHK 8. maddesine dayalı olarak başvurularından bir kısım mal/hizmetlerin çıkarttığını, karara yaptıkları itirazın nihai olarak YİDK’in 2014-M-3250 sayılı kararı ile reddedildiğini, 2003/08585 ve 2007/05531 sayılı markalar ile müvekkili markası arasında aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzerlik ya da karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik bulunmadığını, başvurunun bir bütün olarak ele alınması gerektiğini, “ EVREN” ibaresinin jenerik bir ibare olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2014-M-3250 sayılı kararının iptali ile tüm sınıflarda müvekkiline ait markanın tescilinin kabulüne karar verilmesini istemiş, birleşen 2015/14 E. sayılı davada ise, daha önce açtığı 2014/203 E. sayılı asıl davada davalı ...Yemek Hiz. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin zorunlu dava arkadaşı olması sebebiyle birleştirme talepli dava açtığını ileri sürerek, dosyanın 2014/203 E. sayılı dava ile birleştirilmesine karar verilmesini istemiş, birleşen 2016/105 E. sayılı davada ise, müvekkilinin 2012/33266 sayılı marka başvurusuna davalı Kurum, ...Yemek Hiz. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti., Evrensel Otom. Gıda Deri Ve Turz. San. Tic. Ltd. Şti. ve Turaçlar Yatırım İşl. İnş. Turz. Paz. San. ve Tic. A.Ş. tarafından itiraz edildiğini, itiraz sonucunda nihai olarak itirazların kabul edilerek YİDK’in 2014-M-3250 sayılı kararı ile başvurularının kısmen kabul ve tesciline karar verildiğini ileri sürerek, dosyanın 2014/203 E. sayılı dava ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, “EVREN” ibaresinin markalarda asli unsur olduğunu, davacı markasındaki diğer unsurların tali nitelikte bulunduğu, başvuru markasında çıkartılan mal ve hizmetlerin redde mesnet markalarda da aynısının veya ayniyet derecesinde benzerinin bulunduğunu, davacının önceye dayalı kullanımının bulunduğunu gösteren belge ibraz etmediğini, çıkarılan mal ve hizmetler yönünden redde mesnet markaların 556 sayılı KHK 7/1-b anlamında benzer marka olduğunu, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer birleşen dosyalar davalıları, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka başvurusu kapsamından çıkartılan ve taraflar arasında çekişme konusu olan tüm hizmetlerin, redde mesnet markalar kapsamında aynen yer aldığı, dava konusu 2012/33266 sayılı “ANTALYA ...SİNCE 1988” ibareli marka başvurusu ile 2003/08585 sayılı “EVREN+ŞEKİL” ve 2007/05331 sayılı “EVREN+DÜNYA ŞEKLİ” ibareli redde mesnet markaların 556 sayılı KHK’nın 7/1-b bendi anlamında tıpatıp “aynı” olmadığı, markalar iltibas yaratacak şekilde benzer olmakla birlikte, bu benzerlik düzeyinin “ayırt edilemeyecek” boyutta olmadığı, markaların farklı renklerde ve biçimlerde tasarlandıkları, tasarım farklılıklarının markaların ayırt edilmesine imkân tanıdığı, davacı markasının, mal ve hizmet listesindeki 37/02, 03, 04, 05, 06, 07, 08, 10, 11, 12 ve 43/01 alt grupları yönünden kısmen reddinin yerinde bulunmadığı, ancak davacının talebinin yalnızca 43/01 alt grup yönünden olduğu, 7/1-b şartlarının 43/01 alt grup yönünden (taleple bağlı kalınarak) oluşmadığı, 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi yönünden davacı marka başvurusu ile davalı markasının ayırt edici esaslı unsurunun “EVREN” ibaresi olduğu, taraf markaları arasında aynı esaslı unsurdan kaynaklı olarak bağlantı kurulmasına yol açabilecek düzeyde benzerlik bulunduğu, markalarda yer alan diğer kelime ve unsurların ise, taraf markalarının karıştırılmasını engelleyecek mahiyette ve etkide bir farklılaşma yaratmadığı, dava konusu davacı marka başvurusu kapsamında ilan edilen ve davalı itirazı üzerine reddedilen 43/02 ve 43/03 alt gruplarındaki hizmetlerin tamamının, 2008/26695 sayılı redde mesnet marka kapsamında tescilli olduğu, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi yönünden verilen YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesi ile, ...Yemek Hizmetleri Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan 2015/14 esas sayılı birleşen dava yönünden 8/1-b md ile ilgili itirazda yayına itirazının olmaması, 7/1-b ile ilgili dava yönünden de mutlak red nedenine göre inceleme yapıldığından ve 7/1-b incelemesinde gerekçe gösterilen marka sahibinin bu yönde herhangi bir itirazının ve dahlinin olmadığı anlaşıldığından bu davalı yönünden husumet yöneltilemeyeceğinden husumet yokluğundan davanın reddine, Ankara 4. FSHHM'nin 2016/105 esas sayılı dosyasında TPMK ve ...Yemek Hizmetleri yönünden aynı gerekçelerle aynı nedenle aynı taraflar arasında açılmış ve derdest dava olması (2015/14 esas) nedeniyle birleşen bu dosya yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine, ... hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, (Ankara 4 Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'n'de 2016/105 esas sayılı dosyada taraf gösterilmiş ise de 7/1-b'ye mesnet marka sahibi olması ve mutlak red nedenine göre resen yapılan inceleme sonucunda başvurunun kısmen reddedilmiş olması nedeniyle bu davalıya 7/1-b md. gereğince başvurunun kısmen reddi yönünden açılan davada husumet yöneltilemeyeceğinden), davacının 556 sayılı KHK 8/1-b maddesine dayalı başvurusunun reddi konusundaki itirazının reddi ile ilgili verilen YİDK kararının iptali talebinin (TPMK ve Turaçlar Yatırım İşletmeleri İnşaat Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden) reddine, 7/1-b maddesi ile ilgili talep yönünden TPMK YİDK'e yaptığı itirazda 43/01 alt grup haricinde çıkartılanlara itiraz etmediklerini belirttiklerinden ve itirazlarının yalnızca 43/01 grupta “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden olduğunu belirterek yalnızca bu sınıfa ilişkin itiraz ettiklerinden TPMK YİDK'nın 21/02/2014 tarih 2014-M-3250 sayılı kararının (556 KHK 7/1-b kapsamında yaptığı inceleme yönünden) 43/01 grupta "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili ile asıl ve birleşen dava davalısı TPMK vekili istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekili ile davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ile asıl ve birleşen dava davalısı TPMK vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davalarda davacı ile asıl ve birleşen 2016/105 Esas sayılı davada davalı TPMK vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davalarda davacı ile asıl ve birleşen 2016/105 Esas sayılı davada davalı TPMK'dan ayrı ayrı alınmasına, 25/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy