MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/12/2017 tarih ve 2016/408 E- 2017/485 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 24/05/2019 tarih ve 2018/1198 E- 2019/619 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının tanınmış "SUPERONLİNE AKILLI EV", "SUPERONLİNE AKILLI FİBER EV" ve "AKILLI ŞEHİR" ibareli seri nitelikte markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin davacı markalarıyla iltibas oluşturacak, onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacak, itibar ve ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki 2015/30983 sayılı "akıllı kenTT + şekil" ibareli marka tescil başvurusuna yapılan itirazın haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek, TPMK YİDK’nın 2016/M-8924 sayılı kararının iptaline, diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ve Marka Kurumu vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacı tarafından markalarda benzerliğe sebebiyet verdiği ifade olunan "Akıllı Kent" ibaresinin, ticaret hayatında herkesin kullanımına açık olduğunu, bu sebeple zayıf marka konumunda bulunduğunu, başvurunun davalının "TT" ibaresini ve bir şekli içerdiğini, bu şekilde davacının markalarından farklılaştığını, davacı markaları ile davalı başvurusunun arasında, anlamsal, görsel ve sescil olarak, iltibasa yol açabilecek derecede bütünsel bir benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, "AKILLI EV", "AKILLI KENT" yahut "AKILLI ŞEHİR" ibarelerinin, sunulacak ürün ve hizmetlerin niteliğini ifade ettiği, sunulan ürün ve hizmetle ilgili bir niteliği açıkladığı ve vasıf bildirici olduğu, davalı başvurusunun konusu olan işaretteki "TT" ibaresinin, davalının tanınmış markasına işaret ettiği, davalı başvurusunda "TT" ibaresinin ve bir şeklin bulunmasının, bütünsel olarak davacı markalarıyla başvuru konusu işareti tamamen farklılaştırdığı, işletmesel köken olarak ayrıştırdığı, davacının "akıllı ev" veya "akıllı şehir" ibareli markasının tanınmış olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.11.2017 tarih ve 2016/4095 E.- 2017/6610 K. sayılı ilamının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy