MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/12/2017 tarih ve 2016/201 E- 2017/495 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 24/05/2019 tarih ve 2018/1222 E- 2019/631 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firmanın "BETA" ve "BETA" esas unsurlu markasını ilk defa kullanan ve ayırt edici nitelik kazandıran hak sahibi olarak kullanmaya devam etmekte olduğunu, söz konusu marka üzerinde öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu, davalının başvurusuna konu BETAMEX markası ile davacı markalarının benzer olduğunu, markalar arasında iltibas riskinin yüksek olduğunu ileri sürerek, TPMK YİDK'nın 22.03.2016 tarihli ve 2016/M-2924 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, markalar arasında sınıfsal benzerlik olmadığını, karıştırma riski bulunmadığını, betanın ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, müvekkilinin markasının kullanma nedeniyle ayırt edicilik kazandığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının "BETAMEX" ibareli başvuru markasıyla davacının "BETA" ibareli tescilli markaları arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki markada "BETA" ibaresinin ön plana çıktığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden bunun davacının "BETA" ibare ve biçimli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markanın aynı işletmenin markası olarak algılayabileceği, bu açıdan 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibas koşulları oluştuğu, ayrıca davacı tarafın daha önceden kayıtlı olduğu tescilli ticaret unvanı nedeniyle "her türlü tutkal ve yapıştırıcıların imalatı" konusunda kalite belgeleri, faturalar, fuar katılım belgeleri ile 556 sayılı KHK'nın 8/5 maddesindeki sınai mülkiyet hakkı nedeniyle bu kısımlar yönünden davalı başvurusunu engelleyebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile TPMK YİDK'nın 22.03.2016 tarihli ve 2016/M-2924 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Karar, davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPMK'dan alınmasına, 04/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy