MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/10/2017 tarih ve 2016/95 E- 2017/400 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 24/05/2019 tarih ve 2018/1219 E- 2019/632 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “STAR TV” kanalının medya hizmet sağlayıcısı olduğunu, “STAR” markasının 1995 yılında tescil edildiğini, “Star” ibareli markanın tanınmış marka olarak kabul edildiğini, davacının ayrıca “STARTÜRK” markasının da bulunduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalarla iltibas oluşturacak şekilde 2014/96670 sayılı “O STAR TÜRKİYE” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın TPMK tarafından reddedildiğini, kararın haksız olduğunu, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu ileri sürerek, TPMK YİDK’nin 2015-M-12849 sayılı kararın iptaline, tescil edilmesi halinde dava konusu başvuru markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, markalar arasında aynı ve benzer mal ve hizmetler açısından 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi kapsamında iltibas tehlikesi bulunduğu, davalı başvurusundaki diğer mal ve hizmetler davacı markaları kapsamında yer almasa da davacı markalarının tanınmış olduğu dikkate alındığında bu mal ve hizmetler açısından marka başvurusun tescili halinde davacının tanınmışlığından haksız yarar sağlayabileceği, davacı markalarının itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği, bu nedenle 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesindeki koşulların da oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulü ile, TPMK YİDK’nin 2015-M-12849 sayılı iptaline, dava konusu 2014/96670 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince, markalar arasındaki aynı ve benzer mal ve hizmetler açısından 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesi bulunduğu, davacı markalarının görsel ve yazılı medya sektöründe tanınmış olması karşısında, farklı olan hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesinin uygulanamayacağı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin aynı markaya ilişkin vermiş olduğu, 2015/13741 E., 2017/1447 K. ve 13/03/2017 tarihli kararında da, farklı sınıfta tescilin davacının markasının tanınmışlığından haksız yararlanma ve tanınmışlığa veya ayırt ediciliğe zarar verme sonucuna yol açmayacağının belirlendiği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurularının bu yönden kabulü ile ilk derere mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile, taraf markalarında aynı ve benzer olan mal ve hizmetler yönünden TPMK YİDK kararının iptaline, anılan mal ve hizmetler yönünden dava konusu başvuru markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 02/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy