MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/03/2018 tarih ve 2016/166 E. - 2018/70 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 28/06/2019 tarih ve 2018/1309 E. - 2019/730 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 2014/109576 kodlu "Magıc Boys" ibareli marka tescil başvurusuna, müvekkilinin 160442 sayı ile tescilli magicform, 98 ... sayı ile tescilli magicform, 205657 sayı ile tescilli magicform, 99 ... sayı ile tescilli gürmay magicsport, 99 ... sayı ile tescilli magicform active form, 99 ...sayı ile tescilli magic form t-shirt bra, 99 ... sayı ile tescilfi magidine, 99 ...sayı ile tescilli magic joy markalarına benzer olması gerekçesiyle TÜRK PATENT Markalar Dairesi Başkanlığı ve YİDK'ya itiraz edildiğini, ancak söz konusu itirazın, başvuru markasının müvekkiline ait markalar ile benzer olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, oysa, müvekkiline ait "MAGİC" ibareli marka ile itiraza konu 2014/109576 kodlu "Magic Boys" ibareli başvurunun, ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunduğunu, 25. sınıfta başvurusu yapılan davalı markasının, kök itibariyle müvekkilinin markalarım aynen içerdiğini, üstelik başvurudaki "magic" yazı karakterinin, bire bir müvekkili şirkete ait markayla aynı olduğunu, mal ve hizmet sınıfının da müvekkili markaları ile bire bir aynı olduğunu, bu durumun 556 Sayılı KHK'nın 7/1 (b) ile 8/1 (b) hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek 2014/109576 sayılı "Magic Boys" ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne, Türkpatent'in 04.02.2016 tarihli 2016-M-1264 nolu kararının iptaline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin çorap imal ve satış işini icra ettiğini ve buna göre müvekkilinin çorap markası olarak tescil talebinde bulunduğu "Magıc Boys" markasının bütünüyle bıraktığı izlenim itibarıyla davacı adına tescilli marka ile benzerliği ve karıştırılma ihtimali olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "Magic Boys" ibareli marka başvurusuyla davacı firmanın "MAGICFORM" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu 25. sınıftaki mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, "Magic Boys" ibareli davalı başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait aynı sınıftaki "MAGICFORM" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesi anlamında iltibas ihtimali oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK'nın 2016-M-1264 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2014/109576 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı şirket vekili ve davalı kurum vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar Erdal Çorap San. ve Tic. A.Ş. vekili ile Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili ve davalı kurum vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPMK'dan alınmasına, alınmadığı anlaşılan 54,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı şirketten alınmasına, 02/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy