MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/02/2018 tarih ve 2017/214 E. - 2018/37 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 20/06/2019 tarih ve 2018/1255 E- 2019/700 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “ERİŞ UN”, “ERİŞ”, E ERİŞ” gibi “ERİŞ” ana unsurlu çok sayıda tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “ERIM” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, 2016/18110 kod numarasını alan başvuruya yaptıkları itirazın TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, oysa markaların karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu ileri sürerek 2017-M-3102 sayılı TPMK YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, markaların benzer olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK m. 8/1-b anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik olmadığından KHK 8/4 maddesinin somut olayda uygulanma imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce, davacının "ERİŞ" ana unsurlu markaları ile davalı “ERIM” ibareli marka başvurusu arasında, kavramsal görsel ve işitsel benzerlik olduğu, tescil kapsamlarının da aynı tür malları kapsadığı, dava konusu markanın davacı markalarının uzantısı, yeni bir versiyonu ve başvuru konusu işaretin, davacının markasının yeni biçimde oluşturulmuş bir serisi olarak algılanma ihtimalinin bulunduğu, bu nedenle başvuru markasının, kapsadığı ürün ve hizmetler itibariyle davacıya ait markalar ile 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, zira Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin, 2010/14339 esas, 2012/5715 karar ve 10/04/2012 tarihli ilamının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulü ile TPMK YİDK’nin 2017-M-3102 sayılı kararının iptaline, 2016/18110 sayılı "ERIM" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 02/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy