MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davanın İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 20/03/2019 tarih ve 2014/1176-2019/200 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurum sigortalısı ...'un 04.09.1999 tarihinde vefat etmesine rağmen, vefatından sonraki dönem olan 04.09.1999-01.11.2004 tarihleri arasındaki aylıklarının bankamatik ile çekilmeye devam edildiğini ve müvekkilinin toplam 10.185,67 TL zarara uğradığını, davalının taraflar arasında imzalanan 27.09.1984 tarihli protokolün 6. ve 7. maddeleri ile 15.12.2000 tarihli protokolün 4.7 ile 4.13. maddelerine aykırı hareket ettiğini ve müvekkili kurumu zarara uğrattığını ileri sürerek, 8.718,60 TL'nin her bir maaşın ödeme tarihinden itibaren işleyen ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunmuş, taraflar arasında yapılan protokol uyarınca müvekkilinin sadece para ödemede aracı kurum olup, davacı tarafın talimatı olmaksızın ödeme yapmadığını, davacının maaş ödemesi yaparken üzerine düşen gerekli araştırmayı yapmadığını, kusurun davacıda ve parayı çeken kişilerde olduğunu, müvekkilinin bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; müteveffa ...'un 04.09.1999 tarihinde vefatından 01.11.2004 tarihine kadar davalı tarafından yapılan emekli maaş ödemeleri neticesinde davacı kurumun zarara uğramasında davalı bankanın taraflar arasında akdedilen 27.09.1984, 15.12.2000, 07.09.1998 ve 12.07.2004 tarihli protokoller ile benzer şekilde, maaş ödemelerinin bizzat emekli sigortalının kendisine veya onu temsil eden kayyum veya vekiline bankanın cari usulüne göre kimlik tespitinden sonra yapılacağı, gelir ve aylıkları veli, vasi, kayyum veya vekiline ödenen emekli, dul, yetimlerin gelir ve aylık alma koşullarının devam edip etmediğinin saptanması amacıyla banka tarafından yoklama belgesi-vukuatlı nüfus kayıt örneği alınacağı, bankanın süresiz ATM kartı verebileceği ancak verilen kartların geçerliliğini 1 yıl süre ile sınırlandıracağı ve 1 yılın sonunda gelir ve aylık sahiplerinin kimlik tespiti suretiyle yaşadığının tespiti halinde bankamatik kartının süresinin 1 yıl süre ile uzatabileceğine dair hükümler uyarınca, anılan yükümlülükleri gereğince işlem yapmadığı, davacı kurumun ise bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, Yoklama Yönetmeliği uyarınca müteveffaya emekli maaşı bağlandığını Nüfus Müdürlüğüne bildirmemiş olması, davalı banka tarafından verilen hizmeti denetlememiş ve emeklisinin sağ olup olmadığını takip etmemiş olması sebebiyle zararın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğu, davalının toplam 4.360,68 TL bedelle sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, toplam 4.360,68 TL'nin her bir maaşın ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 223,38 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy