MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Tüketici Mahkemesince verilen 23/05/2019 tarih ve 2017/1132-2019/198 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 16.12.2014 tarihinde davalıya ait Söke Denizli treninde yolculuk yaparken trenin içine hariçten fırlayan taşın sağ gözüne isabet etmesi neticesinde gözünü kısmen organik ve fonksiyonel olarak yitirdiğini, müvekkilinin bir kusuru olmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkile kusur atfı ve dolayısıyla da husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, binlerce kilometrelik raylar etrafında tüm güvenlik önlemlerini almanın mümkün olmadığını, üçüncü şahsın fiilinden müvekkilin sorumlu olamayacağını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 16/12/2014 tarihinde yolcu olarak bulunduğu trende seyir halinde iken trenin içine hariçten atılan cisim nedeniyle yaralandığı, gözünde oluşan yaralanmanın iyileşmesinin zaman aldığı, bu olayın davacının hayat kalitesini düşürdüğü, davacının olayda herhangi bir kusuru bulunmadığı, davacının bu yaralanma nedeniyle acı çekmesi, korku ve kaygı duyduğu, taşıyıcının, yolcuları rahat bir yolculukla ve sağlıklı olarak gidecekleri yere ulaştırmakla ve bunun için gerekli tüm önlemleri almakla yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 633,40 TL maddi tazminatın ve 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 16/12/2014'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 544,77 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 04/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy