MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 05/07/2018 tarih ve 2016/227 E- 2018/109 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 02/07/2019 tarih ve 2018/2186 E- 2019/1398 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %33 paylı ortağı olduğunu, şirketin 03.10.2015 tarihli genel kurulunda 2014 yılı kâr payının 30.09.2016 tarihinde dağıtımına karar verildiğini, yönetim kurulunun tarihi öne çekerek diğer ortaklara 07.03.2016 tarihinde 2014 yılı kar payının ödendiğini, müvekkilinin kâr payı alacağının tahsili için Manavgat 1. İcra Müdürlüğünün 2016/1344 Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, takibin itiraz ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının davalı şirket tarafından işletilen otelin 1/3 müşterek paylı maliki ve aynı zamanda şirket ortağı olduğunu, 03.10.2015 tarihli genel kurul kararında belirtildiği üzere kâr payı alacaklarının 30.09.2016 tarihinde dağıtılmasına karar verildiğini, davacının bu tarih gelmeden kâr payı talep edemeyeceğini, davacıya şirketten aldığı avanslar ve davacıya yapılan diğer ödemeler ile birlikte toplam 47.456,70 Euro (153.726,49 TL) ödeme yapıldığını, 07.04.2016 tarihinde 152.367,24 TL ödeme yapıldığını, dolayısıyla ödenecek bir kâr payının kalmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamıan göre, davalının ödemeye ilişkin ibraz ettiği banka dekontlarıdan 07.04.2016 tarihinde yapılan ödeme dışındaki diğer ödemelerin kâr payına ilişkin olduğuna dair bir açıklama olmadığı gibi kira ödemesine ilişkin olduğu, 6.000 Euro’luk dekontun ise alıcısın dahi davacı olmadığı, davacının aynı zamanda davalı şirketin işleticisi olduğu, otelin bulunduğu taşınmazda pay sahibi olması nedeniyle icra dosyasına yapılan ödemelerin kira alacağına karşılık olduğunun kabulü gerektiği, 07.04.2016 tarihinde yapılan ödemenin ise takip tarihinden sonra olduğu, dolayısıyla davada bu miktar bakımından hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 153.726,49 TL asıl alacak, 2.641,43 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 156.367,92 TL miktar yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin hukuki yarar yokluğundan reddine, alacak likit olduğundan 153.726,49 TL miktar üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi ile aynı gerekçe ile taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, davalı borçlunun takip konusu alacağın muaccel olmadığı savunmasının, diğer ortaklara genel kurulda kârın ödenmesi için belirlenen tarihten önce ödeme yapılmış olması ve vaki takip ile de davacı alacaklıya kısmi ödeme yapıldığı gözetildiğinde çelişkili davranış yasağına aykırı ve hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunun kabul edilmesinde bir yanlışlık olmamasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 7.980,09 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 17/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy