MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.11.2018 tarih ve 2013/277-2018/465 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından duruşmalı, katılma yoluyla davalı vekili tarafından duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 20.04.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Sümerbank A.Ş.'yi sigortaladığını, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/1344 E.- 2005/617 K. sayılı dosyası ile davalının, mudi ...'ın hesabından 36.500.- TL'yi zimmetine geçirdiğinin hükme bağlandığını, kararın onandığını, sigortalı bankanın mudiye ödeme yapması üzerine müvekkilinin de poliçeler uyarınca faizleri ile birlikte 110.000.- USD'yi sigortalı bankaya ödediğini, sigortalısının haklarına halef olan müvekkilinin bu meblağın tahsili için davalı aleyhine başlattığı icra takibine itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin zarara uğradığını ileri süren ...'a söz konusu zarar miktarını tam olarak ödediğini, böylece müvekkilinin bankanın uğraması muhtemel zararını tamamen ortadan kaldırıp bankaya hiç bir zarar vermediğini, bankanın teminatlar karşılığında davalıyı ibra ettiğini, ...'ın tüm zararı akrabası da olan müvekkil tarafından giderildiği halde bunu gizleyerek bankadan tekerrür niteliğinde ikinci bir ödeme aldığını, böylece bankayı zarara uğrattığını, davacının bu olay sebebiyle ödeme yapmasının yerinde olmadığını, rücu hakkının doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, rizikonun poliçe teminatı dışında kaldığı, bu halde davacı ... şirketinin talep hakkının bulunmadığı, ayrıca davalıyı ibra eden davacının sigortalısı bankanın davalıdan talep ve hakkının bulunmuyor olması sebebi ile davacı ... şirketinin de halefiyete dayalı olarak davalıdan talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, her ne kadar mahkemece rizikonun teminat dışında kaldığı, bu halde davacının talep hakkının bulunmadığı kabul edilmişse de, Dairemizin 19.12.2012 tarih ve 2011/9032 Esas- 2012/21243 Karar sayılı bozma ilamında davacının aynı zamanda sigortalısından aldığı temliknameye de dayandığı, bu durumda davacının aktif husumete ehil bulunduğunun belirtilmesine, mahkemece bozma ilamına uyulmasına, dolayısıyla davacının temlike dayalı olarak dava açmış olmakla aktif husumetinin bulunmasına, ancak "İbraname" başlıklı belge işbu davada istenen zararları kapsamıyorsa da davacının, bankaya İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/1344 Esas- 2005/617 Karar sayılı ilamına istinaden ödeme yaptığını ileri sürmesine, bu ilamda Oyak Bank A.Ş.'nin davalı ...'ın eylemi nedeniyle mudi ...'a karşı sorumlu tutulmasına, Oyak Bank A.Ş.'nin İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/1344 Esas sayılı dosyasına hitaben yazdığı 14.03.2003 havale tarihli müzekkere cevabında banka zararının ... tarafından tazmin edildiğinin belirtilmiş olmasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 21.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy