MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.03.2016 gün ve 2006/526 - 2016/165 sayılı kararı onayan Daire'nin 27.03.2019 gün ve 2019/103 - 2019/2335 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı banka vekili ile asıl davada davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...’in müvekkili bankanın ... Şubesinde üst yetkili olarak görev yaptığı sırada ondört adet dolmuş sahibine ait kredilerin bir kısmında usulsüz işlemler yapmak suretiyle müvekkili bankayı 809.629,67 TL zarara uğrattığını, davalının diğer davalı ...'ın bankomat hesabından 10.135,00 TL para çektiği ve bu paranın bankaca müşteri hesabına iade edildiğini müvekkili bankanın kredili müşterisi olan davalı ...'ın kredi borcu olan 42.456,14 TL'yi ödemeyerek temerrüde düştüğünü ileri sürerek fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 809.629,67 TL alacağın 42.456,14-TL'sinin davalılardan ... ve ...'den tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline, bakiyesinin ise davalı ...'den dava tarihine kadar işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, esas davanın reddini savunmuş ve birleşen davada davalı Banka ... Şubesi'nde (...) numaralı bankomat hesabını açtırdığını ve hesabı uzun süre kullandığını, hesabında 14.000,00 TL'si varken hesabı kullanmak istediğinde hesabın boş olduğunu gördüğünü, banka çalışanı ... tarafından bu hesaptan para çekildiğini, paranın bankaca iade edileceğinin bildirildiğini, ancak parasının ödenmediğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 14.000,00 TL alacağın 28.09.2010 günlü ihtar tarihinden itibaren en yüksek banka faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin isnat edilen fiilleri işlemediğini, müvekkilinin iddia edilen kredilerle ilgili olarak düzenlediği hiçbir evrak ve attığı iddia edilen sahte imzanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davada davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile 454.223,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 12.627,00 TL'nin 07.10.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı bankadan tahsili ile davacıya verilmesine dair verilen karar asıl davada davacı-birleşen davada davalı banka vekili ile asıl davada davalı ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez asıl davada davacı-birleşen davada davalı banka vekili ile asıl davada davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
(1) 5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK’un 440/3-I maddesindeki parasal sınır, 5236 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2019 yılı için 19.680,00 TL’dir.
Birleşen davada davacı, 14.000 TL'nin tahsilini istemiş, mahkemece birleşen davanın kısmen kabulü ile 12.627 TL'nin davalıdan tahsiline dair verilen kararın, birleşen davada davalı banka vekilince temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 27.03.2019 tarih ve 2019/103 E.- 2019/2335 K. sayılı ilamı ile onanmıştır. Bu ilama karşı birleşen davada davalı banka vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuş ise de dava değeri yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca karar düzeltme sınırının altında kaldığından birleşen davada davalı banka vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddi gerekmiştir.
(2) Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davacı vekili ile davalı ... vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı banka vekilinin karar düzeltme dilekçesinin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı banka vekili ile davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asıl davada davalı ...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, asıl davada davacı bankadan harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 27.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy