MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada... 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 06/03/2019 tarih ve 2018/116-2019/291 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının müvekkili şirkette ithalat iş geliştirme yöneticisi olarak çalışmakta iken, iş akdini fesh ederek davacı ile aynı işi yapan bir başka firmada çalışmaya başladığını, taraflar arasında akdedilmiş olan "Rekabet Yasağı ve Ticari Sır Saklama Taahhüdü" sözleşmesi gereğince davalının davacı müvekkili firma ile iş ilişkisinin sona ermesinden itibaren 2 yıl süreyle müvekkili firmanın iş ve faaliyet alanı ile ilgili çalışamayacağı firmaların tahdidi olarak sayılmış olduğunu, davalının sayılan firmalardan birinde çalıştığını ileri sürerek cezai şartın ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin davacının iş yerinde çalışırken müvekkiline "Rekabet Yasağı ve Ticari Sır Saklama Taahhüdü" sözleşmesinin zorla imzalatıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bozmadan sonra alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının 2 yıllık rekabet yasağı süresi içerisinde aynı coğrafi alanda aynı sektörde davacının sırlarına vakıf olarak ona zarar verebilecek potansiyelde bir başka firmada pazarlama müdürü olarak çalışmaya başladığı ve buna göre cezai şartın talep koşullarının oluştuğu fakat sözleşme ile talep edilen cezai şartın ekonomik olarak davalının mahvına sebep olabilecek oranda fahiş olduğu, bu durumda hakkaniyete uygun olarak 1/4 indirim yapılması gerektiği, sözleşmede belirlenen 10.000 Euro'nun dava tarihi olan 23/11/2009 tarihi itibariyle Merkez Bankası kuru ile karşılığının (10.000 Euro x 2.200 TL) 22.000,00-TL olduğu ancak davacı tarafça 22.000,00-TL talep edildiği göz önüne alınarak taleple bağlılık ilkesi uyarınca 1/4 oranındaki indirimin bu miktar üzerinden yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.500,00 EURO tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 228,00 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine,
aşağıda yazılı bakiye 1.082,72 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 04/06/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, işçinin rekabet etme yasağına aykırılığa dayalı cezai şart istemine ilişkindir.
Ceza koşulunun kendisi başlı başına bir borcun konusu değildir. Ceza koşulu, daima ifası gereken bir asıl borcun varlığını arar. Zira ceza koşulu, borçlunun borca uygun davranmasını temin eden bir tür güvencedir. Yine ceza koşulu asıl borca bağlı (fer'i) nitelikte bir borç doğurur.
Ceza koşulu TBK. m. 179'da (Eski BK. m. 158) düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, ceza koşulunun türleri, seçimlik ceza koşulu, ifaya eklenen ceza koşulu ve ifa yerine ceza koşulundan (Dönme cezası) ibarettir. Bu genel düzenlemenin yanında BK. m 351/2'de (TBK. m. 444/2) dönme cezası özel olarak düzenlenmiştir. Bu BK. m. 351/2, (TBK 444/2) aynı Yasa'nın 158 (TBK m. 179) maddesine bir aykırılık oluşturur. Sözleşme cezası burada da madde 158'de (TBK. m. 179) olduğu gibi, kural olarak ödenmesi ile akitten cayma hakkını verir. Ne var ki madde 158'in (TBK m. 179) aksine, madde 351/2 (TBK m. 444/2) gereğince ifayı ya da sözleşme cezasını talep etmek isteyip istemediğini alacaklı seçemez. Aksine işçi sözleşme cezasını ödeme ile rekabet yasağından kendisini kurtarabilir (Becker, Herman, İsviçre Borçlar Kanunu Şerhi, Yargıtay Yayınları, sayfa 577).
İşveren ancak, işçinin kusurunu ve uğradığı zararı kanıtlayarak BK m. 351/1 (TBK m. 444) uyarınca zararının tazminini isteyebilir.
Bu nedenlerle, mahkemenin davalının reddine kararı vermesi görüşünde olduğum için sayın çoğunluğun onama görüşüne katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy