MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 25/09/2019 tarih ve 2019/1967 E- 2019/1375 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenenrapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin GEA Westfalia Separator'ün Türkiye’deki yetkili satıcısı ve servisi olduğunu, davalı gerçek kişilerin 10 yıldan daha fazla müvekkili şirkette çalıştıklarını, daha sonra istifa ederek 24.11.2011 tarihinde davalı şirketi kurduklarını, davalıların müvekkili şirketin yedek parçalar için kullandığı kodlama sisteminin birebir benzerini kullanarak müvekkilinin müşteri portföyüne yöneldiklerini, bu durumun TTK uyarınca haksız rekabet olduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespitine, haksız rekabet teşkil eden fiillerin durdurulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, gerçek kişi müvekkillerinin 10-12 yıl davacı şirkette çalıştıklarını, bu süre içerisinde mesleki tecrübe edinmelerinin doğal olduğunu, kodlama sisteminin kamuya mal olduğunu, davacıya özgü bir kodlamanın bulunmadığını, ayrıca davacı portföyüne yönelmenin sözkonusu olmadığını, manevi tazminat şartlarının oluşamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ilamına uyulmakla davalı yararına usulü kazanılmış hak doğduğu gerekçesiyle, davaların reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece verilen ilk kararda haksız rekabetin yalnız yedek parça kodlarının kullanılmasına hasredilmesine rağmen, davacı tarafça Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz başvurusunda bulunulmamış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1.maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372.maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17.06.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy