MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Çaykara Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 01/11/2018 tarih ve 2016/106 E- 2018/271 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 03/10/2019 tarih ve 2019/264 E- 2019/1899 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkil nezdinde Leasing All Risk Sigorta poliçesi ile 01.12.2015-2019 tarihleri arasında sigortalı bulunan, dava dışı BNP Paribas Finansal Kiralama A.Ş.’ne ait iş makinesinin 08.01.2016 tarihinde, davalıya ait ... plakalı kamyon ile taşınması esnasında, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sol tarafında bariyere çarpması sonucu hasarlandığını, ekspertiz incelemesi neticesinde belirlenen 120.400,00 TL hasar bedelinin 22.04.2016 tarihinde sigortalıya ödendiğini, davalının sigortalı makinede oluşan hasar sebebiyle tamamen kusurlu ve oluşan hasardan sorumlu olduğunu, müvekkilnin TTK’nın 1472. maddesi gereğince sigortalısının halefi olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 120.400,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin araç sürücüsü olan ve kazada hayatını kaybeden ...’ın 11.06.2015-17.01.2016 tarihleri arasında sigortalı işçisi olduğunu, aynı kişinin dava konusu iş makinesinin kirayalayanı ve sigorta ettireni olduğunu, kayıt maliki müvekkilinin kamyon üzerinde hiçbir tasarruf yetkisinin bulunmadığını, ...'ın sözkonusu kamyonu kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işleten olduğunu, müvekkilinin kamyon kullanabilmek için gerekli sürücü belgesine dahi sahip olmadığını, zararın sigorta ettirenin fiilinden kaynaklandığını, kazaya neden olan hususun yükleme ve sabitleme hatası olduğunu, davacının rücu imkanını bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, sürücünün eldeki olayda üçüncü kişi konumunda olduğu ve ağır kusuru neticesinde davalının sorumluluğunu ortadan kaldırdığı, ayrıca sigorta poliçesinde sigorta ettiren kişinin dava dışı müteveffa sürücü ... olduğu, kendi sigorta ettireninin fiili nedeniyle davacının üçüncü kişilere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1429 ve 1472. maddeleri uyarınca rücu hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas bakımından kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, 2918 sayılı KTK’nın 87/2 maddesi uyarınca araçta taşınan eşyanın uğradığı zararlardan dolayı işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğunun 6102 sayılı TTK’nın genel hükümlere tabi olmasına, davalıya işleten sıfatıyla husumet yöneltilmiş olup 2918 sayılı KTK kapsamında işletenin kusursuz sorumluluğunun iş bu dava konusu somut olaya uygulanamayacak olmasına göre, davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy