MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 21/03/2019 tarih ve 2018/436-2019/80 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ...'ın imzaladığı 300,000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinin kefili olduğunu, ayrıca sözleşmesinin teminatı olarak da müvekkiline ait taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, borçlu ...'ın borcunu ödemekte temerrüde düşmesi nedeniyle başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde, müvekkilinin ipotekli taşınmazın değerinin altında satılmasını önlemek için taşınmazı 3. kişiye tapu dışı devrettiğini, icra dosyasındaki borcu bu suretle kapattığını, taşınmazı tapuda devretmek istediğinde ise ipoteğin kaldırılmadığının anlaşıldığını, davalı yana yapılan başvurularda dava dışı ...’ın kredi kartı borcunun bulunduğunu ve taşınmaz üzerindeki ipoteğin bu borcun da teminatı olduğu gerekçesi ile ipoteğin kaldırılmadığını öğrendiklerini, müzayaka halinde bulunan müvekkilinin borçlusu ve kefili olmadığı ve de ipotek ile teminat altına alınmış olmayan 3.900,00 TL dava dışı ...’a ait kredi kartı borcunu ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek 3.900,00 TL’nin ödeme tarihi olan 04.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görev, yetki, zamanaşımı ve husumet itirazlarında bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; davacı tarafından imzaları kabul edilen 18/09/2008 tarihli sözleşmede yer alan 54. maddede belirtildiği üzere müşteri ve müteselsil kefillerin imzalanan sözleşmenin daha önce bankaya hitaben imzaladıkları ve ileride imzalayacakları tüm kredi taahhütname ve sözleşmelerin eki ve ayrılmaz bir parçası olduğu hususunun düzenlendiği ve bu haliyle sözleşmenin imzalandığı, bu nedenle davacıdan dava dışı ...'ın kredi kartı borcunun tahsilinin mümkün olduğu ve davacı tarafından yapılan haksız bir ödemenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 12,21 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 08/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy