MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 01/10/2019 tarih ve 2019/325-2019/403 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin oyuncak sektöründe tanındığını, bir çok ünlü oyuncak markasının satışını yaptığını, 06.05.2002 tarihinden beri www.adoreoyuncak.com adresinde internet yoluyla satış faaliyetinde bulunduğunu, Türkiye'nin bir çok şehrinde mağaza açtığını, 35. sınıftaki 06.11.2011 tarihli "adore" ve "adore oyuncak" ibareli marka tescil başvurularının davalı şirket adına tescilli 2011/22649 sayılı ve 35. sınıf hizmetleri kapsayan marka mesnet gösterilerek 556 sayılı KHK'nın 7/b maddesi uyarınca reddedildiğini, davalının "Adore" ismini kullanmasının müvekkilinden sonra olduğunu, mobilya dışındaki hizmetler için de 35. sınıftaki tescilin kötüniyet taşıdığını ileri sürerek davalı şirket adına tescilli markanın özellikle 35. sınıfta hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, YİDK kararının iptali için açılan davaların reddedildiğini, bu kararların içeriğinden müvekkilin 35. sınıf hizmetler içinde oyuncak satışını da yaptığının kanıtlandığını, dava konusu markanın başvurusunun 35. sınıfla ilgili tebliğ değişikliğinden önce olduğunu, müvekkilinin 1999 yılından beri "ADORE" markasını kullandığını, 01.05.2000 tarihinde "ADORE" isimli mağazasını açtığını, ibarenin 35. sınıftaki kullanımının davacıdan önce olduğunu, davacının sessiz kalma yoluyla hakkını yitirdiğini, müvekilince satılan sandalye, masa, yatakların oyuncak sektörüyle yakın ilişkisinin kurulabileceğini savunarak davanın reddini talep dava etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu marka kapsamında 35. sınıftaki "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri dahil). İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri (ithalat-ihracat acente hizmetleri dahil). Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri ( belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir )." hizmetler bulunurken hükümsüzlüğe mesnet markaların 28. sınıftaki "Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar ( jetonla çalışanlar dahil ). Hayvanlar için oyuncaklar. Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar. Jimnastik ve spor aletleri ile malzemeleri. Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, eğlence (parti, diskotek vb.) süsleri, parti şapkaları" mal ve hizmetlerin yer aldığı ve başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle farklı oldukları, davalı adına tescilli hükümsüzlüğü istenen markanın tescil kapsamında 35. sınıf bir kısım diğer hizmetlerin yanında genel anlamdaki "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler parekende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)" hizmetleri yer almakta olduğundan tescil kapsamında bu hizmet kapsamında satışa sunulacak herhangi bir mal grubu ya da bu malların dahil oldukları ticaret sektörü ile sınırlandırılmış bir şekilde spesifik olarak belirtilmediğinden tescilin içinde olduğu varsayılan ancak tescil belgesinde belirtilmeyen bir kısım ürünler bakımından kısmi hükümsüzlük kararı verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy