MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 21/06/2018 tarih ve 2017/115 E- 2018/210 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 20/06/2019 tarih ve 2018/1173 E- 2019/685 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin, dava dilekçesinde belirtilen adreste bulunan kendisine ait iş yerini vergi dairesine mükellefiyetli şube olarak tescil ettirdiğini ve SGK’ya da iş yeri yeri olduğu hususunda bildirim yaptığını, sözü edilen iş yerinin belirtilen hususlar ve merkezden bağımsız bir işletme olması sebebiyle şube niteliğinde olduğunu, davalı şirketin usulüne uygun olarak yapılan davete rağmen söz konusu iş yerini şube olarak tescil ettirmediğini ileri sürerek, anılan iş yerinin Hatay Ticaret Sicil Müdürlüğüne şube olarak tescilinin resen yapılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu iş yerinin şube niteliğinde olmadığını, iş yerinde bağımsız olarak faaliyet yürütülmediğini, iş yerinin bağımsız sermayesinin ve muhasebesinin de bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu iş yerinin ilgili vergi dairesine mükellefiyetli şube olarak tescilinin yapıldığı, ayrıca, SGK’ya da iş yeri olarak tescil edildiği, iş yerinde merkezin talimatı olmadan, satış ve para tahsilatı yapıldığı, planlama, yönetim-organizasyon, muhsabe ve finansman gibi fonksiyonların merkezden bağımsız olarak yürütüldüğü ve ayrı bir muhasebe biriminin bulunduğu, dış ilişkilerde bağımsız olduğu, bu nedenle söz konusu iş yerinin şube niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davaya konu iş yerinin ... nezdinde şube olarak tescil edilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,15/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy