MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 13.06.2019 tarih ve 2019/138-2019/284 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl-birleşen davacı vekili; müvekkilinin 2010/66364 sayılı "ONVVARD LEOPARDO+ Şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, anılan başvuruya davalı şirketin 78112, 78463, 99135, 2009/43644, 2009/55285 sayılı "PUMA", "PUMA+şekil" esas ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın reddine karar verildiğini, ret kararına karşı yeniden inceleme taleplerinin 2013-M-4744 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak kabul edildiğini, markalar arasında bir ayniyet bulunmadığını, davalı kurum tarafından verilen ret kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2013-M-4744 sayılı kararının iptali ile marka başvurusunun müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davalı şirket vekili; müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu, davacının markası ile müvekkiline ait atlayan kedi markasının açıkça iltibas yarattığını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; başvuru markası ile itiraza dayanak markaların benzer malları kapsadığı, markalardaki her iki figürün de büyük kedigillere has bir hayvandan türetildiği, tüketicinin bu grafik tasarımlara bakarak hangi hayvanın resmedildiğini anlamayacağı, genel algı olarak iki figürde de koşma, atlama gibi hareketlerin betimlendiği, renk seçimi, yön farkı gibi unsurların tüketici tarafından her zaman akılda tutulamayacağı, bununla beraber bahse konu markaların "kıyafetler, giysiler vb" üzerinde kullanılması nedeniyle renk farklarının ve/veya simetrisinin kullanılabileceği, dava konusu markada kelime unsurunun yer almasına rağmen şekil unsurunun ön planda olduğu, bu nedenle taraf markaların biçimsel açıdan benzerlik taşıdığı, birleşen davalı şirket vekiline ait markaların tanınmış olduğundan ayırt ediciliğinin yüksek olduğu, tüketicinin aklında sıçrayan büyük kedi figürünün yer ettiği, refleks olarak bu şeklin davalı firmasının akla geldiği, bu markasının çağrışım gücü düşünüldüğünde taraf markaları arasındaki farklılıkların tüketici nezdinde fark edilemeyeceği, aynı mallar üzerinde kullanılacak olmasının karışıklık ihtimalini arttıracağı, tüketicinin markaları aynı zamanda değerlendirmeye tabi tutamayacağı, atlayan kedi figürü ve algıda seçicilik nedeniyle markalar arasında bir bağlantı kurulabileceği, tüketicinin farklı markalar karşısında olduklarını anlasalar dahi, başvuru konusu işaretin davacıya ait yeni bir seri algısı yaratabileceği kanaatiyle taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b hüküm anlamında tescil engelinin gerçekleştiği, aynı KHK’nın 8/4 maddesinin uygulama koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 64,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, 19.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy