MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 04/07/2018 tarih ve 2016/924 E- 2018/529 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nce verilen 23/10/2019 tarih ve 2018/2537 E- 2019/1717 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin Kırıkkale’de bulunan Kültür Bakanlığına ait konağın restorasyon işini üstlendiğini, 28.06.2016 tarihinde sebebi tespit edilemeyen bir nedenden dolayı binada sabotaj sonucu yangın çıktığını, tarihi binanın ahşap olması sebebi ile yangının hızlı bir şekilde ilerleyip çok büyük maddi zarar oluştuğunu, konağın davalı ... şirketine İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi kapsamında 845.714,83 TL teminat ile sigortalandığını, davalı ... eksperlerince hasarın 249.480,06 TL olarak tespit edildiğini, bu miktara itirazlarının olmadığını, davalı ... şirketinin meydana gelen ve sabotaj veya başka sebepten oluşan yangın hasarından sorumlu olduğunu, olay nedeniyle sigorta şirketinin 25.000,00 TL kısmi ödeme yaptığını ileri sürerek fazlaya dair haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 07.06.2018 tarihli dilekçesi ile dava değerini 269.480,06 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, hasar tazminatının eksper raporu ve ticari kayıtlarla belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası açılamayacağını, davalı şirketin yangın poliçe limiti ile sınırlı olan bedeli dava açılmadan önce ödemiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı yanın dava dilekçesi ekinde poliçe örneğini tüm sayfaları ile birlikte "Aslı gibidir." onayı ile sunduğu, dolayısıyla poliçenin sigortacı tarafından sigortalı yana verildiği, tacir olan davacı şirketin basiretli iş adamı gibi davranıp yaptığı sözleşme/poliçeden haberdar olduğunun kabulü gerektiği, ayrıca TTK 1423/2. maddesine göre aydınlatma açıklamasının verilmemesi halinde sigorta ettirenin 14 gün içinde itiraz edebileceği, edilmemesi halinde sözleşmenin poliçede yazılan şartlarla yapılmış kabul edileceği, bu nedenle sözleşmenin poliçedeki şartlarla geçerli olduğunun kabulü gerektiği, poliçe hükümlerine göre öncelikle 50.000,00 USD yangın muafiyeti olduğu, ayrıca yangınla ilgili her bir olay için 25.000,00 TL ile sınırlı olduğu, davadan önce 25.000,00 TL'nin ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. -/-
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01/07/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy