MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 26/04/2018 tarih ve 2013/439 E- 2018/199 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 03/10/2019 tarih ve 2018/1608 E- 2019/980 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında... Şehiriçi Doğalgaz Dağıtım Projesi Boru Hattı yapım işinde kullanılacak dolgu kumunun temini ve nakliyesi hususunda sözleşme yapıldığını, sözleşme gereğince davacının yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı şirketin sözleşmede belirtildiği şekilde davacıya çek keşide etmediğini, para da ödemediğini, davalı tarafa gönderilen noter ihtarnamesinden sonuç alınamadığından icra takibi başlatıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar erilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı delillerinin ispat için gerekli hukuki vasıfları taşımadığını, söz konusu belgelerde davalıyı bağlayacak yetkili bir imzanın bulunmadığını, iddiaların senet ile ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında mil temini ve nakliyesi ile ilgili olarak sözleşme akdedildiği, millerin teslim alındığına dair davalı şirket elemanı olarak çalışan ...'ın ilgili belgelerde imzasının bulunduğu, söz konusu belgelerdeki yazı ve imzaya yapılan itiraz neticesinde Adli Tıp Kurumu’ndan alınan raporda imzaların ...'ın eli ürünü olduğunun bildirildiği, yapılan iş nedeniyle 52.746,00 TL ve 18.408,00 TL'lik iki adet fatura tanzim edildiği, davalı tarafça takip konusu edilen alacağa ilişkin olarak herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı, davacının takip tarihi itibariyle davalı şirketten 71.154,00 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle davalı borçlunun itirazının iptaline, icra inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri istinaf etmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, yerel mahkemenin itirazın iptaline karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı tarafın istinaf talebinin esastan reddine, davacının alacağı taşıma sözleşmesine dayalı olup belirlenebilir ve bilinebilir nitelikte olduğundan davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalının takibe vaki itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, İtirazın iptaline takibin devamına karar verilen alacak miktarının %20'si oranında (14.230,80 TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve takip konusu asıl alacağın (71.154,00 TL) %20’sinin 14.230,80 TL olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.644,53 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01/07/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy