MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 08/10/2019 tarih ve 2014/982-2019/905 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı ... 'a 14/10/1998 tarihli kredi sözleşmesine dayanılarak 2.500 TL kredi kullandırıldığını, diğer davalı ...'nın ise söz konusu krediyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalayarak borcu teminat altına aldığını, kredi borcu ödenmemesi üzerine davalı borçlulara ihtarname gönderilmesine rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek 3.786,87 TL ana para, 61,334,99 TL faiz ve 3.066,75 TL BSMV olmak üzere toplam 68.188,61 TL'ye ulaşan alacağının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, asıl borçlu olarak gösterilen davalının hiç bir zaman bankadan kredi kullanmadığını, bu durumun ceza yargılamasıyla tespit edildiğini, usulsüzlüğün davacı banka personelinin usulsüz kredi kullandırması sonucu olduğunu, sözleşmedeki ve kredinin kullanıldığını gösterir dekont aslındaki imzaların müvekkkili ...'a ait olmadığını, bu olaydan ötürü açılan bir çok davanın reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; olaya ilişkin ceza dosyasında somut olayın tespit edildiği, buna göre, davacı bankanın Sirkeci Şubesi çalışanlarından kredi engellerini aşmak için F Profil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve diğer bir kısım şirketleri aracı kılarak işçilerine kredi kullandırdıkları, işçilere sahte imza ile kredi açıldığı, kredi alan kişilerin bankaya gelmediği ve imzaların şirket yetkililerince temin edildiği, ayrıca kredi sözleşmesi ve kasa tediye fişi üzerinde yaptırılan imza incelemesinde de imzaların kredi borçlusu davalı ...'ın eli ürünü olmadığının tespit edildiği, bu suretle asıl borçlu ve onun kefilinin sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy