MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17/01/2018 tarih ve 2015/109-2018/35 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar-karşı davalılar vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 10.12.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar-karşı davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalılar vekili, müvekkillerinin Irak'a mercimek ve fasulye ihraç ettiğini, davalı ile aralarında 06/04/2006 tarihli taşıma sözleşmesi yapıldığını, emtianın davalının araçları ile Bağdat/Irak ve diğer şehirlere taşındığını, taşıma işleminin tamamlanmasından sonra yükün alıcısı ile yapılan mutabakatta 19.250 Kg mercimek ile 70.000 Kg fasulyenin noksan olduğunun beyan edildiğini, araştırma neticesinde davalı taşıma firmasına tam olarak teslim edilen mercimek için dava konusu edilen miktarı kadar sahte teslim belgesi ibraz ettiğini, bu durumun Bağdat Büyükelçiliği Konsolosluk Şubesi ve Noter tasdikli resmi belge olan Irak Ticaret Bakanlığı'nın 23/11/2007 tarihli yazısı ile tespit edildiğini, davalının ağır kusur ve hileli işlemde bulunduğunu, ayrıca davalı taşıyıcıya gümrük beyannameleri ile teslim edilen fasulye emtiasının da noksan teslim edildiğini, şimdilik Irak'taki alıcısına teslim edilmeyen 70.000 Kg emtianın davalı şirketin zimmetinde kaldığını, bu emtiaların parasal değerinin belirlenmesi için İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/31 D.iş sayılı dosyası ile tespit ve tedbir talep edildiğini, taşıma belgeleri, gümrük kayıtları ve ticari kayıtlar üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ve 19/06/2008 tarihli mahkeme kararına göre davalı taşıyıcı firmaya teslim edilen emtiadan 19.250 Kg mercimek ile 1.176.327 Kg fasulyenin Irak'taki alıcısına teslim edilmediğinin belirlendiğini, davalının noksan teslimden dolayı TTK 781 maddesine göre sorumlu olup, TTK 786/son maddesi gereği sahte belge tanzim ederek hileli işlem yaptığından ağır kusurlu olduğunu, gümrük beyannameleri ve tespit raporunda görüldüğü gibi mercimeğin ton fiyanının 650 USD, fasulyenin ton fiyatının 787,50 USD olduğunu, 19.250 Kg mercimek ile 70.000 Kg fasulyenin bedelini talep ettiklerini, bu miktarın toplam 182.037,50 USD olduğunu, ayrıca teslim edilmeyen toplam 265.250 Kg emtia için sözleşmede ton başına 87 USD nakliye ücreti ödendiğinden teslim edilmeyen mal bedeline göre ödenen 23.076,50 USD nakliye ücreti ile birlikte toplam 205.114,25 USD olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 205.114,25 USD’nin dava tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle fiili ödeme günü Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı olarak davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki taşımacılık sözleşmesi gereği bir çok emtianın taşındığını ve sorun yaşanmadığını, 06/04/2006 tarihli sözleşme ile yaptıkları taşımacılıkta 107.510 USD eksik ödendiğini, alacağın istenmesinden sonra bu davanın açıldığını, taşıyıcı şirket olarak sözleşmenin gereğini yerine getirdiklerini, taşınan emtianın Irak Ticaret Bakanlığı'na ulaştığını ancak Bakanlık eksperi tarafından tutulan rapor üzerine bir kısım malların uygun görülen yerlere teslim edildiğini, bir kısmının ise Irak Hükümeti'nin yetkili organlarınca kırmızı mercimeğin içinde haşere çıkması ve bozuk olması sebebiyle davacı şirkete depolardan teslim alması için ihtar gönderildiğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında ise, 104.547 USD navlun alacağının 6.4.2006 tarihinden itibaren yıllık USD hesaplarına ödenen en yüksek faizi ile fiili ödeme gününde merkez bankası efektif satış kuru karşılığı TL olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre davacı- karşı davalının ticari ilişki içinde münferit taşımaları ve taşıma sonunda tespit edilen zarar miktarlarını ve talep edilen zararı ispatlayamadığı, davalı- karşı davacının navlun alacağı toplamının ne şekilde bakiye alacak olarak kaldığını ispatlaması gerektiği, bu hususun da ancak davalı tarafça ayrı ayrı taşımaları ve bunlara ilişkin navlun alacağı bedelini ortaya koyması ile açığa çıkacağı aşikarken sırf ticari defter incelenmesi ile bu sonuca varılamayacağı ve navlun alacağının hesaplanamayacağı gerekçesi ile asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı asıl davada davacı-karşı davada davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar-karşı davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar-karşı davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılar-karşı davalılardan alınmasına, 06/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy