MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.05.2018 gün ve 2015/970 - 2018/463 sayılı kararı onayan Daire'nin 27.11.2019 gün ve 2019/553 - 2019/7548 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, üretimde çalışan ve müvekkili şirketin üretim sırlarına vakıf olan kilit personel niteliğindeki davalı ile 01.05.2008 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi akdedildiğini, davalı ile akdedilen sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin 10/1 ve 10/5. maddelerinde rekabet yasağının ihlali halinde ödenecek cezai şartın aylık brüt ücretinin on katı olarak belirlendiğini, davalının 11.11.2013 tarihinde istifa dilekçesi sunduğunu, 30.11.2013 tarihinde iş akdinin sona erdiğini, ancak davalının müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra müvekkili şirketin FDG adlı ürünü ile rekabet halinde olan Nükleon Nükleer Teknoloji Araştırma San. ve Tic. Ltd. Şti. isimli firmada çalışmaya başlamak suretiyle rekabet yasağına aykırı hareket ettiğini ileri sürerek, cezai şart olarak şimdilik 10.000.-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davalının yurt dışındaki bir kongreye Nükleon Nükleer Teknoloji Araştırma San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından katılımcı olarak gönderilmesinin anılan şirkette çalıştığını ispata yeterli olmamasına, resmi olarak Meditrina Ltd. Şti.'nin elemanı olarak kaydının bulunmasına tanıkların davalının davacı ile rekabet halindeki Nükleon Nükleer ... Ltd. Şti.'nde çalıştığına dair görgüye dayalı bir bilgilerinin bulunmamasına göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 21.04.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
1- Dava, ayrılan işçinin rekabet yasağına aykırı davranması nedeniyle cezai şart alacağına ilişkindir.
Somut olayda, 01.05.2008 tarihli iş sözleşmesine istinaden davacı işyerinde çalışan davalı işçinin, işyerinde ticari sırları barındıran bir birimde çalışırken kendi isteğiyle 11.11.2013 tarihinde işten ayrıldığı, iş sözleşmesi uyarınca, işçinin haklı sebep olmaksızın işyerinden ayrılması halinde iki yıl süreyle, işveren ile rekabet etmeme veya onunla rekabet eden bir işyerinde çalışmama yükümünde olduğu, rakip bir işyerinde çalışması halinde davacı şirkete önemli bir zarar verebileceği hususlarında bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır.
2- Mahkemece, davalının, gerçekte davacıya rekabet halinde olan Nükleon firmasında çalışıp da, kayden Meditrina firmasında çalıştığını gösteren bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair kararı Daire heyet çoğunluğu tarafından onanmıştır. Ancak bu görüşe katılmıyorum.
3- Konunun düzenlendiği 6098 sayılı TBK’nın 444.maddesindeki “Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir” şeklindeki düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere, ticari sırlara vakıf olan ve işyerinden ayrılan işçinin, önceki işyerine zarar verebilmesi için, kayden bir başka şirkette çalışması şart değildir. Her hangi bir biçimde önceki işyeri ile rekabet edecek şekilde faaliyette bulunmak yeterlidir. Nitekim İş Sözleşmesinin 10.maddesinde de, “işyeri ile her hangi bir rekabet halinde bulunmak” faaliyeti yasaklanmıştır.
4- Ayrılan işçinin, yazılı rekabet etmeme yasağına aykırı davrandığını ispat için her hangi bir ispat koşulu bulunmamakta olup her türlü delille ispat edilmesi mümkündür.
5- Dosyaya sunulan delillerden, davalının işyerinden ayrıldıktan sonra, dava dışı Nukleon’u temsilen yurt dışındaki kongreye katıldığı, emniyet müdürlüğünden getirilen giriş-çıkış kayıtları, Kongre organizasyonuna bildirilen katılımcı listesi, davalının çekilen fotoğrafları ile sabit olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca davacı vekili, rakip Nukleon şirketinin müvekkilinden ayrılan başka işçileri de istihdam ettiğini, davalının öncelikle Meditrina şirketi çalışanı gibi gösterildiğini, akabinde 10 gün sonra bu şirketten ayrılışının yapılarak kayden de Nukleon şirketi çalışanı yapıldığını ve Nukleon ile Meditrina şirketi arasında ortaklık yapısı itibariyle organik bağ bulunduğunu ileri sürdüğü halde bu husus da tartışılmamıştır. Bununla birlikte mevcut deliller de, davalının davacının rakibi Nukleon'da çalışmaya başladığı ve ayrıldığı işyerine önemli zarar verecek şekilde davrandığını gösterdiğinden, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine dair yerel mahkeme kararını ve bu kararı onayan Daire çoğunluğunun görüşlerine katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy