MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.03.2018 gün ve 2016/721 E. - 2018/325 K. sayılı kararı onayan Daire'nin 16.01.2020 gün ve 2018/3075 E. - 2020/457 K. sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 21.02.2012 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, 900.000 USD ve 1.500.000.- TL tutarlı krediler kullanıldığını, 900.000 USD'nın 48 ay, 1.500.000.- TL'nin 12 ay içinde ödeneceğini, sonradan krediyi erken kapatmak istediklerini, kapama tarihi itibariyle 2.231.619.- TL borçları bulunduğunu, yapılan şifahen görüşmelerde %1 komisyon alınacağının bildirildiğini, ancak genel müdürlüğün izin vermediğinden bahisle %4 komisyon alındığını ileri sürerek, yasal dayanağı olmayan erken kapama komisyonunun tamamının iadesini, bu talebin kabul edilmemesi halinde komisyon oranının %1 olarak kabulü ile fazla alınan kısmın tespitini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve 28.03.2018 tarihli gerekçeli kararın ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacı vekiline 04.05.2018 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacı vekilince süresinde yasal yollara başvurulmamış olması nedeniyle 24.05.2018 tarihinde davacı şirket hakkında verilen iflas kararı yönünden İİK’nun 194. maddesi uyarınca davanın ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar ertelenmesinde iflas masası yönünden bir hukuki yarar bulunmamasına göre davalı banka vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin karar düzeltme istemlerinin HUMK.nun 442. maddesi uyarınca REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 17.06.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, davalı banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyonunun istirdadı istemine ilişkin olup, davacı şirketin 24.05.2018 tarihinde iflasına karar verilmiş, aynı gün iflası açılmıştır.
TBK'nın 513. maddesi gereğince vekalet verenin iflası ile vekalet akdi kendiliğinden sona ereceğinden somut davada da vekilin, vekalet görevi bu tarih itibariyle son bulmuştur. Bu tarihten sonra kendisine yapılan tebligatlar geçersizdir.
Ayrıca, İİK'nın 194. maddesinde gösterilen istisnai hallerden biri de mevcut olmadığından ikinci alacaklar toplantısına kadar somut davanın durması gerekmektedir.
Bu nedenlerle, ikinci alacaklılar toplantısının yapılıp yapılmadığı hususu araştırılıp tebligatların da iflas idaresine yapılması ve bundan sonra sonucuna göre işlem yapılması gerektiğinden "iflas masası yönünden hukuki yarar bulunmadığı" gerekçesiyle yargılamaya devamla karar düzeltme isteminin reddine dair sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy