MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18.09.2018 tarih ve 2017/477-2018/504 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı... ile Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesi imzaladıklarını, davalının da sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlattıkları icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının ikamet adresinin Tuzla olması nedeni ile Gebze adliyelerinin yetkisiz olduğunu, davalının icra takibi ve davaya dayanak kredi sözleşmesini imzalamadığını, davalının bedensel engelli olup vücudunu tam olarak kullanamadığını, birkaç kimliği kaybettiğini, sahte kimlikle kredinin kullanılmış olduklarını, kredi sözleşmesindeki imzanın davalıya ait olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı tarafın icra dosyasında ödeme emrine yaptığı itiraz ile kredi sözleşmesindeki imzaların kendisine ait olmadığını belirterek sözleşmeyi inkar ettiği, bu haliyle 2004 sayılı İİK'nın 50. maddesi gereğince "akdin yapıldığı icra dairesinin yetkili olacağı" düzenlemesinin uygulanma olanağı bulunmadığı, genel yetki hükümleri gereğince takibin davalının yerleşim yeri adresi olan "Tuzla" yargı çevresine bağlı icra dairesinde başlatılması gerektiği, davalı vekili tarafından her ne kadar mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş ise de; itirazın iptali davasının görülebilmesi için takibin yetkili icra dairesinde başlatılması dava şartı olup, 6100 sayılı HMK'nın 117/2 maddesine yer alan düzenleme gereğince ilk itirazların dava şartlarından sonra inceleneceği hükmü de dikkate alınarak, İcra İflas Kanunu 50.maddesi gereğince öncelikle davalının icra dairesinin yetkisine itirazının incelendiği gerekçesiyle davacının davasının yetkisiz icra dairesinde başlatılan takibe karşı açılmış itirazın iptali davası olması davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy