MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.11.2015 tarih ve 2014/142 E. - 2015/632 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili, eski hale getirme talebiyle birlikte davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...’ın sevk ve idaresindeki davalı ...'na ait otobüste yolcu olduğunu, ineceği sırada davalı şoförün gerekli kontrolleri yapmadan otobüsü hareket ettirmesi sonucunda düşerek yaralandığını, uzun süre yatakta bakımının yapıldığını, tüm bunların müvekkilini manevi zarara uğrattığını ileri sürerek 50.000.- TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri, talebin zamanaşımına uğradığını ve talep edilen tazminatın fazla olduğunu savunarak ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, suç teşkil eden fiil varlığı karşısında somut olaya ceza zamanaşımının uygulanması nedeniyle zamanaşımının dolmadığı kazada davalı ...’ın tam kusurlu olduğu, davacının bir kusurunun bulunmadığı, olayın oluş şekli, meydana geldiği tarih, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, ceza dosyası ve ceza dosyasında alınan 29.07.2011 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile dava konusu olaya bağlı sol femur boyun kırığı sonucu oluşan anatomik kaybın organlardan birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olması, ceza mahkemesi hükmünde de vurgulandığı üzere kusurun ağırlığı, davacının zararının giderilmemesi ile dinlenilen şahit beyanları dikkate alındığında davacı için 35.000.- TL manevi tazminat miktarının, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı bir nebze hafifletebilmek için adalete uygun olduğu, davalı ... Belediyesinin de hem dava konusu olaya sebep olan otobüsün malik-işleteni, hem de diğer davalı şoförün işvereni olarak, müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 35.000.- TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... Belediyesi vekili, eski hale getirme talebiyle birlikte davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemece verilen karar davacı vekili Av. ...’na 22.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 12.01.2016 tarihinde temyiz dilekçesi ve ekinde HMK'nın 95. vd. hükümleri uyarınca tıbbi hekim raporuyla eski hale getirme talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, öncelikle, davacı vekillerinden Av. ...’nun eski hale getirme talebinin incelenmesi gerekmektedir.
HMK'nın 95 vd. maddeleri uyarınca elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hakimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hale getirme talebinde bulunabilir. Düşen bir hakkın eski hale getirilmesine karar verilebilmesi için belli süre içerisinde işlem yapmaya mecbur olan kimsenin veya vekilinin arzu ve isteği dışında o işlemi yapmaktan aciz olduğu kanıtlanmış bulunmalıdır. Dosyanın tetkikinde davacının davada eski hale getirme isteyen Av. ... dışında Av. ... tarafından da temsil edildiği görülmektedir. Her ne kadar Av. ...’nun mazereti geçerli ise de, diğer vekil tarafından da temyiz ile ilgili işlemlerin yapılabilecek olması karşısında HMK’nın 95/2. maddesi uyarınca eski hale getirme isteminde bulunulamayacağından yerinde görülmeyen bu yoldaki istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi ve kararın tebliğ tarihi de gözetildiğinde, temyiz dilekçesinin HUMK'nın 432/1. maddesinde öngörülen süreden sonra verildiği açıktır. Aynı maddenin 4. fıkrasına göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 E., sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da bir karar verilebilecek olmakla davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK'un 432/4. maddesi gereği reddi gerekmiştir.
3-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin eski hale getirme isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.793,14 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'ndan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy