MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.01.2019 tarih ve 2017/1025-2019/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının ağabeyi olan davadışı ...’in, davacının ortağı olduğu şirketlerin yetkili müdürü ve muhabecisi olduğunu, davacının, şirket borçlarının ödenmesi amacıyla dava konusu senedi davadışı ...’e verdiğini, ancak ...'in bu senedi şirket borçlarını ödemek için kullanmadığını, aksine senedi ağabeyi olan davalıya tevdi ettiğini ve senedin haksız ve kötüniyetli olarak davalı tarafından tahsil edildiğini belirterek 25.000,00 USD senet bedeli olan 49.650,00 TL’nin 08.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu senedin davacıya verilen borç para karşılığında davacı tarafından cirolanmak suretiyle davalıya verildiğini ve senet bedelinin davadışı keşideciler ... ve ...’dan tahsil edildiğini, davacının iddialarının yersiz ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, öncelikle davacının, davalının kötü niyetli olduğunu ispat etmesi gerektiği, senedin yetkili hamilinin kendisi olduğunu ve rızası dışında senedin elinde çıktığını ispatla yükümlü olduğu, ancak davacının bu hususu kanıtlayacak herhangi bir belge ibraz etmediği, davacının üzerine düşen ispat yükünü yerine getirmediği, davalının dava konusu senedi iktisap ederken kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunun davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy