MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.12.2017 tarih ve 2014/1096 E. - 2017/1238 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.04.2019 tarih ve 2018/696 E. - 2019/564 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, davalı ... … A.Ş’den diğer davalı ... … A.Ş.’nin üreticisi olduğu ticari aracı satın aldığını, aracın kullanımından sonra çeşitli arızalar nedeniyle defalarca servise götürülmek zorunda kalındığını, garanti kapsamında olması gereken araç onarım bedellerinin davacıdan tahsil edildiğini, davacının araçtan beklediği faydayı sağlayamadığını, aracın gizli ayıplı olması nedeniyle davalılara ihbar ve ihtarda bulunularak sözleşmeden dönme hakkının kullanıldığını, aracın iadesine hazır olunduğunun bildirilerek araç bedelinin iade edilmesinin ve davacının zararının tazmin edilmesinin talep edildiğini, davalıların davacı zararını tazmin etmedikleri gibi araç bedelini de iade etmediklerini ileri sürerek, araç için ödenen bedelin, davacıdan tahsil edilen onarım bedelinin, gizli ayıptan kaynaklanan aracın fazla yakıt kullanması nedeniyle fazla ödenen yakıt bedelinin, araç için ödenen vergi ve sigorta bedellerinin, servis onarımı sırasında davacının uğradığı her tür menfi ve müspet zararın ve mahrum kalınan karın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... … AŞ vekili, davacının araç satıcısı olmadığını, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu aracın ayıplı olmadığını, ayıp mevcut olsa bile sürede ihbarda bulunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... … AŞ vekili, dava konusu aracın ayıplı olmadığını, arızaların kullanıcı hatasından kaynaklandığını, ayıp mevcut olsa bile sürede ihbarda bulunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre dava konusu araçtaki ayıbın egzoz sisteminin görev yapmaması nedeniyle üretimden kaynaklanan gizli ayıp olduğu, ayıbın devam ettiği ve mevcut haliyle aracın güvenli bir şekilde kullanımının mümkün olmadığı, aracın ticari araç olan dolmuş vasfında kullanılması nedeniyle satım konusu araçtan beklenen faydanın sağlanamayacağı, aracın davalıya, satış bedelinin ve garanti kapsamında olması gereken onarım bedelinin davacıya iadesinin gerektiği, diğer taleplerin hukuki olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, satış bedelinin ve onarım bedelinin davacıya, satım konusu aracın davalıya iadesine, sair taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, hükme esas alınan rapora göre, satım konusu araçta üretimden kaynaklı gizli ayıp olduğu, davacı tarafından davalılara derhal ihbar yapıldığı, aracın trafiğe çıkışından hemen sonra, sürekli olarak araçta özellikle motordan kaynaklı arızalar meydana geldiği, yoğun trafikte yolcu taşıma beklentisiyle alınan aracın, trafikte arızalanmasının risk taşıdığı, davacının bu şartlar altında aracı kullanmaya zorlanamayacağı, davacının araç satım sözleşmesinin feshi ile, satım bedelinin iadesi isteminde haklı olduğu, dava tarihi ile hüküm tarihi arasında uzun bir süre geçmesinin iade edilecek semenden indirim nedeni olamayacağı, önemli olan noktanın dava tarihindeki şartlar olduğu, davalıların istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, davacının yargılama gideri yönünden istinaf isteminin kabulü ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiği gerekçesiyle davalıların istinaf isteminin esastan reddine, davacının istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, satış bedelinin ve onarım bedelinin davacıya, satım konusu aracın davalıya iadesine, sair taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.875,66TLtemyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...Ş.'den alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 4.874,66 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...Ş.'den alınmasına, 25.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy