MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.02.2017 tarih ve 2016/164 E- 2017/113 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.06.2019 tarih ve 2017/951 E- 2019/1327 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile davacının, ortağı oldukları dava dışı şirket ile dava dışı Akbank arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde müşterek ve müteselsil kefili olduklarını, bankaya olan borcun asıl borçlu tarafından ödenmediğini ve davacının, dava dışı asıl borçlu şirketin borcuna mahsuben ödediği 450.000.- TL’nin yarısını diğer davalıdan rücuen tahsil etmek için başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, dava konusu takibe dayanak gösterilen genel kredi sözleşmesinde yasaya uygun geçerli bir kefalet olmadığını, davacının geçerli olmayan kefalet sözleşmesine dayanarak yaptığı ödeme nedeniyle tarafına başvurulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının dava dışı borçlu şirket hakkında başlatılan icra takipleri nedeniyle dava dışı bankaya şirket borcu için 450.000.- TL yatırdığı, TBK’nın 587. maddesi (eski BK'nın) uyarınca davacının davalıya rücu etme hakkı olduğu ve ödeme gününden itibaren talep edilen yasal faiz ile davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili ile davalı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, istinaf incelemesi sırasında dosya üzerinden yaptırılan inceleme sonunda tanzim edilen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; dava dışı Akbank ile davacı ... ve dava dışı ... arasında noter marifetiyle alacağın devri sözleşmesi yapıldığı, banka alacağının 450.000.- TL’sinin ...'a, 399.999,52 TL'sinin ...'e devir ve temlik edildiği, davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak ödediği 450.000.- TL'nin tamamını, dava dışı asıl borçlu Adres Yapı .... Ltd. Şti 'ne, %50 sine tekabül eden 225.000.- TL'nin ise müşterek borçlu mütesselsil kefil olan davalı ...'a rucu edebileceği, icra inkar tazminatının asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden davalıdan tahsili gerekeceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne ve talep edilen toplam alacak üzerinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 13.198,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy