MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.03.2018 tarih ve 2017/68 E- 2018/231 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.06.2019 tarih ve 2018/1289 E- 2019/784 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının murisinin davalı bankadan genel kredi sözleşmesi kapsamında kredi kullandığını, kredi tahsisi sırasında bankanın murise bir yıllık hayat sigortası yaptırdığını, hayat sigortası süresi sonunda murisin bilgilendirilmediğini, davalının kredi sonuna kadar hayat sigortasını yenilemesi gerekirken yenilemediğini, davalının murisinin vefatından sonra mirasçılarından ve kefillerden kredi bedelinin tahsil edilmek istendiğini, murisin ölümünden sonra 67.608,00 TL ödendiğini belirterek ödenen 67.608,00 TL'nin ödeme tarihinde itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan istirdatına, kredi kullandıktan itibaren murisin ölümünden sonraki bedel için mirasçıların şimdilik 1.000,00 TL'lik kısım için davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bankanın herhangi bir ihmali bulunmadığını, ticari kredilerde hayat sigortasının zorunlu olmadığını, sözleşme kurulurken ve sonrasında hayat sigortası yapılmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davaya konu genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi hükümleri incelendiğinde davalı bankanın dava dışı murise hayat sigortası düzenleme gibi bir zorunluluğu bulunduğuna dair bir hüküm mevcut olmadığı, bu nedenle de hayat sigortası yapılmadığı, davacının talebinin de düzenlenen ferdi kaza sigorta poliçesi kapsamında bulunmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy