MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Osmancık Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 27.02.2019 tarih ve 2018/251 E. - 2019/156 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 05.07.2019 tarih ve 2019/841 E- 2019/921 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ...’ın davacı bankadan kullandığı krediler nedeniyle borçlu olduğunu, tahsilinde kredi borcuna mahsup edilmek üzere davalı ...’ın keşidecisi olduğu iki adet çeki davacı bankaya ciro ve tevdi ettiği, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davalı ve dava dışı kredi borçlusu aleyhine takip başlatıldığını ve ancak ödemenin yapılmadığını, davalı çek keşidecisinin çek bedelleri kadar sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek çek bedellerinin keşide tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çeklerin zamanaşımına uğradığını, çeklerdeki imzanın davalıya ait olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce verilen 21.09.2017 tarihli ilk kararın Bölge Adliye Mahkemesi’nce kaldırılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, davacının alacağına dayanak kıldığı çeklerdeki keşideci imzasının davalıya ait olmadığının alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, İlk Derece Mahkemesi kararının dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353-b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29/04/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy