MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Akşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03.04.2019 tarih ve 2019/1-2019/141 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dava dışı bankadan 20.000,00 TL kredi çekerek bu tutarın 15.000,00 TL'sini davacıya verdiğini, davacının da teminat amacıyla bedel kısmı boş bir bonoyu keşide ederek davalıya teslim ettiğini, kredi borcu bankaya ödenip bono bedelsiz kaldığı halde davalı tarafından 48.000,00 TL miktar yazılmak suretiyle davacı aleyhine takibe konu edildiğini, davacının şikayeti üzerine davaya konu bonodan dolayı davalının bedelsiz kalan senedi takibe koymak suçundan mahkum olduğunu ve mahkumiyet kararının kesinleştiğini belirterek, takibe konu senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve davalı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kredi borcunun bir kısmını ödediği gibi, başkaca da davalıdan borç paralar aldığını, davalının 48.000,00 TL alacaklı bulunması üzerine davacı tarafından teminat olarak verilen bononun bedel kısmına 48.000,00 TL yazılarak davalı tarafından takibe konu edildiğini, ceza mahkemesinden verilen kararın hatalı olduğunu ve ayrıca davacı aleyhine yapılan haciz sırasında davacının borcu kabul ederek ödeme taahhüdünde bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacı borçlunun huzurunda düzenlenen 03.11.2008 tarihli haciz tutanağı içeriğinden davacının imzalı beyanıyla borcu kabul ederek ödeme taahhüdünde bulunduğu, resmi bir belge olan haciz tutanağında kabul edilen borcun, sonradan var olmadığının iddia edilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 23.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy