MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 26.06.2019 tarih ve 2017/52 E. - 2019/592 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı asil tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı asil, davacı ile davalı şirket temsilcisinin davacıya ait dikili kavak ağaçlarının 102.500,00 TL karşılığı satışı konusunda anlaştıklarını, ağaçların kesim, yükleme ve nakliye işlemlerinin davalı şirket tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, davalı tarafça farklı tarihlerde toplam 62.150,00 TL ödeme yapıldığını, ödenmeyen bakiye alacağın tahsili için davalı borçlu şirket aleyhine Kayseri 6. İcra Müdürlüğü' nün 2015/2162 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalı borçlunun takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı firma ile davacı arasında herhangi bir alış veriş olmadığını, davaya konu edilen kavakların aracılık eden ...'ndan satın alındığını, ...'nun kavak sahiplerinden kavakları satın alıp, aldığı bu kavakları da başka kişilere sattığını, davalının kavakların kesimi sırasında kontrolünü yaptığını ve kavakların bedelini ... isimli şahsa ödediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında kavak alım satımı konusunda sözleşme olduğu hususunun uyuşmazlık konusu olduğu, davacının davalıya kavak sattığını iddia ettiği, davalının ise davacıdan kavak satın alma konusunda sözleşme yapmadıklarını, davacının kavaklarını ...'na sattığını, kendilerinin de ...'ndan satın aldıklarını savunduğu, 6100 sayılı HMK’nın 190/1. maddesi gereğince davacının davalı ile aralarında kavak satış sözleşmesi yaptıklarını, satılan kavakların sayısını, bedelini ve davalıdan olan alacağını ispat yükü bunları iddia eden ve bu vakıalara bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran davacıya ait olduğu, HMK'nın 200/1. maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerektiği, 10/04/2019 tarihli celsede davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı, davacı asilin 11/04/2019 tarihli dilekçe ile yemin teklif etme hakkını kullanmak istemediğini bildirdiği, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı asil tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle dava konusu edilen miktarın senetle ispat kapsamında kaldığından tanık beyanlarının nazara alınmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 16.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy