MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15.10.2019 tarih ve 2018/15-2019/499 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,davacı ile davalı arasında iş makinasının satışı hususunda Diyarbakır 2. Noterliği'nin 22.07.2014 tarih 17169 yevmiye no'lu satış sözleşmesi imzalandığını, davacının sattığı ancak bedelini alamadığı iş makinasına ait 40.000 Euro borcu mahsup ettikten sonra davacının davalıdan 200.540,00 TL alacağının kaldığını borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibine geçidiğini itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,davalı tarafça her ne kadar taraflar arasında satışa konu olan iş makinesinin ayıplı olduğu ileri sürülmüş ise de; satış sözleşmesinin 22/07/2014 tarihinde yapıldığı, davalının ayıp iddiasını davacı tarafından gönderilen ihtarnameye, Kartal 5. Noterliği'nin 10.10.2014 tarih ve 22994 yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile ileri sürdüğü, davalının tacir olduğu, TTK'nun 23/1-c maddesi uyarınca davalının süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunduğuna dair dosya içerisinde herhangi bir delil bulunmadığı gibi ayıbın ispatına ilişkin herhangi bir delil de ibraz edilmediğinden davalının ayıp iddiasına itibar edilmediği, dava konusunu oluşturan davacı şirketçe 22.07.2014 tarih ve 17674 no ile tanzim edilen faturanın her iki tarafında defterlerinde usulüne uygun şekilde kaydedildiğini, inceleme yapılan davalının ticari defterlerinde davalının davacıya 200.540,00 TL borçlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile,Diyarbakır 1. İcra Müdürlüğünün 2014/13208 esas sayılı dosyasında davalının 200.540,00 TL asıl alacak ve 3560,27 TL faiz olmak üzere toplam 204.100,27 TL'ye yönelik olarak yaptığı itirazın iptali ile takibin bu miktar için 200.540,00 TL asıl alacağa 10/12/2014 olan takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 204.100,27 TL'nin %20 tutarı olan 40.820,05 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı,davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece verilen ilk karar davacı vekili tarafından temyiz edilmemiş, söz konusu kararda davacı lehine işlemiş faize hükmedilmemiştir.Karar davalı vekili tarafından temyiz edildiğinden bu husus davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Mahkemece usuli kazanılmış hakka uyulmaksızın bozmadan sonra mahkeme kararında davacı lehine işlemiş faize hükmedilmesi ve işlemiş faize icra inkar tazminatı hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiş ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 5236 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkeme hükmünün 1. bendindeki ‘‘ ve 3560,27 TL faiz olmak üzere 204.100,27 TL’’ ve 2. bendindeki "204.100,27 TL'nin %20 tutarı olan 40.820,05 TL cümlesinin" çıkartılarak hükmün 2. bendindeki çıkarılan cümlenin yerine "200,540,00 TL'nin %20 tutarı olan 40.108,00 TL" cümlesinin yazılarak hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy