MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.09.2017 tarih ve 2017/526-2017/834 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı ile yaptığı satış sözleşmesi ile arazi ölçüm cihazı aldıklarını, bedelini ödedikleri halde, davalı tarafından hiç ödeme yapılmamış gibi icra takibi başlatıldığını, bu takibe yaptıkları itirazın Ankara 13.Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açılan itirazın iptali davası ile kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davalı tarafından yenilenen icra dosyasından 4.915,97 TL borç bildirildiğini, bu borca itiraz etmelerine rağmen, itirazlarının reddedildiğini, müvekkillerinin Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yapılan yargılamaya katılamadıkları için çeklerle alacaklı vekiline yaptıkları ödemeleri ispatlayamadığını, Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen kararın bu çekler ile yapılan ödemeler nazara alınmadan verildiğini iddia ederek, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın sözleşmeye dayandığını ve uyuşmazlığa sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davacılar tarafından yapılan ödemelerin borca mahsup edildiğini, takip konusu alacağın Ankara 13.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/161 Esas 2005/342 Karar numaralı kararı ile kesinleştiğini, davanın haksız olduğunu savunmuş davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacıların dava açarken dava değerini 4.915,90 TL olarak göstermiş oldukları ve bu miktar üzerinden Ankara 19. İcra Müdürlüğü'ne ait 2007/679 E sayılı dosyadan dolayı borçlu olmadıklarına dair menfi tespit davası açmışlarsa da, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davacıların dava tarihindeki borcunun 6.397,99 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı,davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 26.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy